Abdulbasit Abdussamed 21.cüz Ankebut Suresi Şarkı Sözleri, Sözü ile Dinle


 

Abdulbasit Abdussamed – 21.cüz Ankebut Suresi

21.cüz-latince
29-ankebut suresi
Bismillahirrahmanirrahim
46. ve la tücadilu ehlel kitabi
İlla billetı hiye ahsenü
İllellezıne zalemu minhüm ve kulu
Amenna billezı ünzile ileyna ve
Ünzile ileyküm ve ilahüna ve
İlahüküm vahıdüv ve nahnü lehu
Müslimun
47. ve kezalike enzelna ileykel
Kitab fellezıne ateynahümül
Kitabe yü’minune bih ve min haülai
Mey yü’minü bih ve ma yechadü bi
Ayatina illel kafirun
48. ve ma künte tetlu min kablihı
Min kitabiv ve la tehuttuhu bi
Yemınike izel lertabel mübtılun
49. bel hüve ayatüm beyyinatün
Fı sudurillezine utül ılm ve ma
Yechadü bi ayatina illaz zalimun
50. ve kalu lev la ünzile aleyhi
Ayatüm mir rabbih kul innemel
Ayatü ındellah ve innema ene
Nezırum mübın
51. e ve lem yekfihim enna enzelna
Aleykel kitabe yütla aleyhim inne
Fı zalike le rahmetev ve zikra li
Kavmiy yü’minun
52. kul kefa billahi beynı ve
Beyneküm şehıda ya’lemü ma fis
Semavati vel ard vellezıne amenu
Bil batıli ve keferu billahi
Ülaike hümül hasirun
53. ve yesta’ciluneke bil azab ve
Lev la ecelüm müsemmel la
Caehümül azab ve le ye’tiyennehüm
Bağtetev ve hüm la yeş’urun
54. yesta’ciluneke bil azab ve inne
Cehenneme le mühıytatüm bil kafirun
55. yevme yağşahümül azabü min
Fevkıhim ve min tahti erculihim ve
Yekulü zuku ma küntüm ta’melun
56. ya ıbadiyellezıne amenu inne
Erdıy vasiatün fe iyyaye fa’büdun
57. küllü nefsin saikatül
Mevti sümme ileyna türceun
58. vellezıne amenu ve amilus
Salihati le nübevviennehüm minel
Cenneti ğurafen tecrı min tahtihel
Enharu halidıne fıha nı’me ecrul
Amilın
59. ellezıne saberu ve ala
Rabbihim yetevekkelun
60. ve keeyyim min dabbetil la
Tahmilü rizkahellahü yerzükuha ve
İyyaküm ve hüves semıul alım
61. ve lein seeltehüm men halekas
Semavati vel erda ve sehharaş
Şemse vel kamera le yekulünnellah
Fe enna yü’fekun
62. allahü yebsütur riska li mey
Yeşaü min ıbadihı ve yakdiru
Lehv innellahe bi külli şey’in
Alım
63. ve lein seeltehüm men nezzele
Mines semai maen fe ahya bihil erda
Mim ba’di mevtiha le yekulünnellah
Kulil hamdü lillah bel ekseruhüm
La ya’kılun
64. ve ma hazihil hayatüd dünya
İlla lehvüv ve leıb ve inned darel
Ahırate le hiyel hayevan lev kanu
Ya’lemun
65. fe iza rakibu fil fülki
Deavüllahe muhlisıyne lehüd dın
Felemma neccahüm ilel berri izahüm
Yüşrikun
66. li yekfüru bima ateynahüm ve li
Yetemetteu fe sevfe ya’lemun
67. e ve lem yerav enna cealnü
Haramen aminev ve yütehattafün
Nasü min havlihim e fe bil batıli
Yü’minune ve bi nı’metillahi
Yekfürun
68. ve men azlenü minmeniftera
Alellahi keziben ev kezzebe bil
Hakkı lemma caeh e leyse fı
Cehenneme mesvel lil kafirın
69. vellezıne cahedu fına le
Nehdiyennehüm sübülena ve
İnnellahe le meal muhsinın
30-rum suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. elif lam mım
2. ğulibeti’r-rum
3. fı ednel erdı ve hüm mim
Ba’di ğalebihim se yağlibun
4. fı bid’ı sinın lillahil emru
Min kablü ve mim ba’d ve yevmeiziy
Yefrahul mü’minun
5. bi nasrillah yensuru mey yeşa’
Ve hüvel azızür rahıym
6. va’dellah la yuhlifüllahü va’dehu ve
Lakinne ekseran nasi la ya’lemun
7. ya’lemune zahiram minel hayatid dünyave
Hüm anil ahırati hüm ğafilun
8. e ve lem yetefekkeru fı
Enfüsihim ma halekallahüs semavati
Vel erda ve ma beynehüma illa bil
Hakkı ve ecelim müsemma ve inne
Kesıram minen nasi bi likai
Rabbihim le kafirun
9. e ve lem yesıru fil irdı fe
Yenzuru keyfe kane akıbetüllezıne
Min kablihim kanu eşedde minhüm
Kuvvetev ve esarul erda ve ameruha
Eksera mimma ameruha ve caethüm
Rusülühüm bil beyyinat kanu
Eşedde minhüm kuvvetev ve esarul
Erda ve ameruha eksera mimma ameruha
Ve caethüm rusülühüm bil
Beyyinat fema kanellahü li
Yazlimehüm ve lakin kanu
Enfüsehüm yazlimun
10. sümme kane akıbetellezıne
Esaüs sua en kezzebu bi ayatillahi
Ve kanu biha yestehziun
11. allahü yebdeül hakka sümme
Yüıydühu sümme ileyhi türceun
12. ve yevme tekumüs saatü
Yüblisül mücrimun
13. ve lem yekül lehüm min
Şürakaihim şüfeaü ve kanu bi
Şürakaihim kafirın
14. ve yevme tekumüs saatü
Yevmeiziy yeteferrakun
15. fe emmellezıne amenu ve amilus
Salihati fe hüm fı ravdatiy yuhberun
16. ve emmellezıne keferu ve
Kezzebu bi ayatina ve likail
Ahırati fe ülaike fil azabi
Muhdarun
17. fe sübhanellahi hıyne
Tübsune ve hıyne tusbihun
18. ve lehül hamdü fis semavati vel
Erdı ve aşiyyev ve hıyne tuzhirun
19. yuhricül hayye minel meyyiti ve
Yuhricül meyyite minel hayyi ve
Yuhyil erda ba’de mevtiha ve
Kezalike tuhracun
20. ve min ayatihı en halekaküm
Min türabin sümme iza entüm
Beşerun tenteşirun
21. ve min ayatihı en haleka leküm
Min enfüsiküm ezvacel li teskünu
İleyha ve ceale beyneküm meveddetev
Ve rahmeh inne fı zalike le ayatil
Li kavmiy yetefekkerun
22. ve min ayatihı halkus semavati
Vel erdı vahtilafü elsinetiküm ve
Elvaniküm inne fı zalike le ayatil
Lil alimın
23. ve min ayatihı menamüküm bil
Leyli ven nehari vebtiğaüküm min
Fadlih inne fı zalike le ayatil li
Kavmiy yesmeun
24. ve min ayatihı yürıkümül
Berka havfev ve tameav ve
Yünezzilü mines semai maen fe
Yuhyı bihil erda ba’de mevtiha inne
Fı zalike le ayatil li kavmiy
Ya’kılun
25. ve min ayatihı en tekumes
Semaü vel erdu bi emrih sümme iza
Deaküm da’vetem minel erdı iza
Entüm tahrucun
26. ve lehu men fis semavati vel
Ard küllül lehu kanitun
27. ve hüvellezı yebdeül halka
Sümme yüıydühu ve hüve ehvenü
Aleyh ve lehül meselül a’la fis
Semavati vel ard ve hüvel azızül
Hakım
28. darabe leküm meselem min
Enfüsiküm hel leküm mim ma
Meleket eymanüküm min şürakae
Fı ma razaknaküm fe entüm fıhi
Sevaün tehafunehüm ke hıyfetiküm
Enfüseküm kezalike nüfassılül
Ayati li kavmiy ya’kılun
29. belit tebeallezıne zalemu
Ehvaehüm bi ğayri ılm fe mey
Yehdı men edallellah ve ma lehüm
Min nasırın
30. fe ekım vecheke lid dıni
Hanıfa fıtratellahilletı fetaran
Nase aleyha la tebdıle li
Halkıllah zaliked dınül kayyimü
Ve lakinne ekseran nasi la ya’lemun
31. münıbıne ileyhi vettekuhu ve
Ekıymus salate ve la tekunu minel
Müşrikın
32. minellezıne ferraku dınehüm
Ve kanu şiyea küllü hızbim bima
Ledeyhim ferihun
33. ve iza messen nase durrun deav
Rabbehüm münıbıne ileyhi sümme
İza ezakahüm minhü rahmeten iza
Ferıkum minhüm bi rabbihim
Yüşrikun
34. li yekfüru bima ateynahüm fe
Temetteu fe sevfe ta’lemun
35. em enzelna aleyhim sültanen fe
Hüve yetekellemü bima kanu bihı
Yüşrikun
36. ve iza ezaknen nase rahmeten
Ferihu biha ve in tüsıbhüm
Seyyietüm bima kaddemet eydıhim
İzahüm yaknetun
37. e ve lem yerav ennellahe
Yebsütur rizka li mey yeşaü ve
Yakdir inne fı zalike le ayatil li
Kavmiy yü’minun
38. fe ati zel kurba hakkahu vel
Miskıne vebnes sebıl zalike hayrul
Lillezıne yürıdune vechellahi ve
Ülaike hümül müflihun
39. ve ma ateytüm mir ribel li
Yerbüve fı emvalin nasi fe la
Yerbu ındellah ve ma ateytüm min
Zekatin türıdune vechellahi fe
Ülaike hümül mud’ıfun
40. allahüllezı halekaküm sümme
Razekaküm sümme yümıtüküm
Sümme yuhyıküm hel min
Şürakaiküm mey yefalü min
Zaliküm min şey’ sübhanelhu ve
Teala amma yüşrikun
41. zaheral fesadü fil berri vel
Bahri bima kesebet eydin nasi li
Yüzikahüm ba’dallezı amilu
Leallehüm yarciun
42. kul sıru fil erdı fenzuru
Keyfe kane akıbetüllezıne min
Kabl kane ekseruhüm müşrikın
43. fe ekım vecheke lid dınil
Kayyimi min kabli ey ye’tiye yevmül
La meradde lehu minellahi yevmeiziy
Yessaddeun
44. men kefera fealeyhi küfruh ve men amile
Salihan fe li enfüsihim yemhedun
45. li yecziyellezıne amenu ve
Amilus salihati min fadlih innehu la
Yühıbbül kafirın
46. ve min ayatihı ey yürsiler
Riyaha mübeşşirativ ve
Liyüzıkaküm mir rahmetihı ve
Litecriyel fülkü bi emrihı ve li
Tebteğu min fadlihı ve lealleküm
Teşkürun
47. ve le kad erselna min kablike
Rusülen ila kavmihim fe cauhüm bil
Beyyinati fentekamna minellezıne
Ecramu ve kane hakkan aleyna nasrul
Mü’minın
48. allahüllezı yürsilür riyaha
Fe tüsıru sehaben fe yebsütuhu
Fis semai keyfe yeşaü ve
Yec’alühu kisefen feteral vedka
Yahrucü min hılalih fe iza esabe
Bihı mey yeşaü min ıbadihı
İzahüm yestebşirun
49. ve in kanu min kabli ey yünezzele
Aleyhim min kablihı le müblisın
50. fenzur ila asari rahmetillahi
Keyfe yuhyil erda ba’da mevtiha inne
Zalike le muhyil mevta ve hüve ala
Külli şey’in kadır
51. ve lein erselna rıhan fe raevhü
Musferral lezallu mim ba’dihı yekfürun
52. fe inneke la tüsmiul mevta ve
La tüsmius summed düae iza vellev
Müdbirın
53. ve ma ente bihadil umyi an
Dalaletihim in tüsmiu illa mey
Yü’minü bi ayatina fehüm
Müslimun
54. allahüllezı halekaküm min
Da’fin sümme ceale mim ba’di
Kuvvetin da’fev ve şeybeh yahlüku
Ma yeşa’ ve hüvel alımül kadır
55. ve yevme teumüs saatü
Yuksimül mücrimune ma lebisu
Ğayra saah kezalike kanu yü’fekun
56. ve kalellezıne utül ılme vel
Imane le kad lebistüm fı
Kitabillahi ila yevmil ba’si fe haza
Yevmül ba’si ve lakinneküm
Küntüm la ta’lemun
57. fe yevmeizil la yenfeullezıne zalemu
Ma’ziratühüm ve la hüm yüsta’tebun
58. ve le kad darabna lin nasi fı
Hazel kar’ani min külli mesel ve
Lein ci’tehüm bi ayatil
Leyekulennellezıne keferu in entüm
İlla mübtılun
59. kezalike yatbeullahü ala
Kulubillezıne la ya’lemun
60. fasbir inne va’dellahi hakkuv ve la
Yestehıffennekellezıne la yukınun
31-lokman suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. elif lam mın
2. tilke ayatül kitabil hakım
3. hüdev ve rahmetel lil muhsinın
4. ellezıne yükıymunes salate ve
Yü’tunez zekate ve hüm bil
Ahırati hüm yukınun
5. ülaike ala hüdem mir rabbihim
Ve ülaike hümül müflihun
6. ve minen nasi mey yeşterı
Lehvel hadısi li yüdılle an
Sebılillahi bi ğayri ılmiv ve
Yettehızeha hüzüva ülaike lehüm
Azabüm mühın
7. ve iza tütla aleyhi ayatüna
Vella müstekbiran ke el lem
Yesma’ha keenne fı üzüneyhi vakra
Fe beşşirhü bi azabin elım
8. innellezıne amenu ve amilus
Salihati lehüm cennatün neıym
9. halidıne fıha va’dellahi hakka
Ve hüvel azızül hakım
10. halekas semavati bi ğayri
Amedin teravneha ve elka fil erdı
Ravasiye en temıde biküm ve besse
Fıha min külli dabbeh ve enzelna
Mines semai maen fe embetna fıha
Min külli zevcin kerım
11. haza halkullahi fe erunı maza
Halekallezıne min dunih beliz
Zalimune fı dalalim mübın
12. ve le kad ateyna lukmanel
Hıkmete enişkür lillah ve mey
Yeşkür fe innema yeşküru li
Nefsih ve men kefera fe innellahe
Ğayniyyün hamıd
13. ve iz kale lukmanü libnihı ve
Hüve yeızuhu ya büneyye la
Tüşrik billah inneş şirke le
Zulmün azıym
14. ve vessaynel insane bi valideyh
Hamelethü ümmühu vehnen ala
Vehniv ve fisalühu fı ameyni
Enişkür lı ve li valideyk ileyyel
Mesıyr
15. ve in cahedake ala en tüşrike
Bı ma leyse leke bihı ilmün fe la
Tütı’hüma ve sahıbhüma fid
Dünya ma’rufev vettebı’ sebıle
Men enabe ileyy sümme ileyye
Merciuküm fe ünebbiüküm bima
Küntüm ta’melun
16. ya büneyye inneha in tekü
Miskale habbetim min hardelin fe
Tekün fı sahratin ev fis semavati
Ev fil erdı ye’ti bihellah
İnnellahe latıyfün habır
17. ya büneyye ekımıs salate
Ve’mur bil ma’rufi venhe anil
Münkeri vasbir ala ma esabek inne
Zalike min azmil ümur
18. ve la tüsa’ır haddeke lin nasi
Ve la temşi fil erdı meraha
İnnellahe la yühıbbü külle
Muhtalin fehur
19. vaksıd fı meşyike vağdud min
Savtik inne emreral asvati le
Savtül hamır
20. e lem terav ennellahe sehhara
Leküm ma fis semavati ve ma fil
Erdı ve esbeğa aleyküm niamehu
Zahiratev ve batıneh ve minen nasi
Mey yücadilü fillahi bi ğayri
Ilmiv ve la hüdev ve la kitabim
Münır
21. ve iza kıyle lehümüt tebiu ma
Enzellellahü kalu bel nettebiu ma
Vecedna aleyhi abaena e ve lev
Kaneş şeytanü yed’uhüm ila
Azabis seıyr
22. ve mey yüslim vechehu ilellahi
Ve hüve muhsinün fe kadistemseke
Bil urvetil vüska ve ilellahi
Akıbetül ümur
23. ve men kefera fe la yahzünke
Küfruh ileyna merciuhüm fe
Nünebbiühüm bima amilu innellahe
Alımüm bizatis sudur
24. nümettiuhüm kalılen sümme
Nadtarruhüm ila azabin ğalıyz
25. ve lein seeltehüm men halekas
Semavati vel erda le yekulünnellah
Kulil hamdü lillah bel ekseruhüm
La ya’lemun
26. lillahi ma fis semavati vel ard
İnnellahe hüvel ğaniyyül hamıd
27. ve lev enne ma fil erdı min
Şeceratin aklamüv vel bahru
Yemüddühu min ba’dihı seb’atü
Ebhurim ma nefidet kelematüllah
İnnellahe azızün hakım
28. ma halkuküm ve la ba’süküm
İlla ke nefsiv vahıdeh innellahe
Semıum basıyr
29. e lem tera ennellahe yulicül
Leyle fin nehari ve yulicün nehara
Fil leyli ve sehhareş şemsi vel
Kamera küllüy yecrı ila ecelim
Müssemmev ve ennellahe ve ma
Ta’melune habır
30. zalike bi ennellahe hüvel hakku
Ve enne ma yed’ une min dunihil
Batılü ve ennellahe hüvel
Aliyyül kebır
31. e lem tera ennel fülke tecrı
Fil bahri bi nı’metillahi li
Yüriyeküm min ayatih inne fı
Zalike le ayatil li külli sabbarin
Şekur
32. ve iza ğaşiyehüm mevcün kez
Zuleli deavüllahe muhlisıyne
Lehüd dın felemma neccahüm ilel
Berri fe minhüm muktesıd ve ma
Yechadü bi ayatina illa küllü
Hattarin kefur
33. ya eyyühen nasütteku rabbeküm
Vahşev yevmel la yezı validün av
Veledihı ve la meludün hüve cazin
Av validihı şey’a inne va’dellahi
Hakkun fe la teğurranekümül
Hayatüd dünya ve la yeğurraneküm
Billahül ğarur
34. innellahe ındehu ılmüs
Saahve yünezzilül ğays ve
Ya’lemü ma fil erham ve ma tedrı
Nefsüm maza teksibü ğada ve ma
Tedrı nefsüm bi eyyi erdın temut
İnnellahe alimün habır.
32-secde suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. elif lam mim
2. tenziylül kitabi la raybe
Fiyhi mir rabbil alemiyn
3. em yekulunefterah bel hüvel
Hakku mir rabbike li tünriza kavmem
Ma etahüm min neziyrim min kablike
Leallehüm yehtedun
4. allahüllezı halekas semavati
Vel erda ve ma beynehüma fı
Sitteti eyyamin sümmesteva alel
Arş ma leküm min dunihı miv
Veliyyiv ve la şefiy’ efela
Tetezekkerun
5. yüdebbirul emra mines semai ilel
Erdı sümme ya’rucü ileyhi fı
Yevmin kane mıkdaruhu elfe senetim
Mimma teuddun
6. zalike alimül ğaybi veş
Şehadetil aziyzür rahıym
7. ellezı ahsene külle şey’in halekahu
Ve bedee halkal insani min tıyn
8. sümme ceal neslehu min
Sülaletim min maim mehiyn
9. sümme sevvahü ve nefeha fiyhi
Mir ruhıhı ve ceale lekümüs
Sem’a vel ebsara vel efideh kaliylem
Ma teşkürun
10. ve kalu e iza dalelna fil erdı
E inna le fı halkın cediyd bel
Hüm bi likai rabbihim kafirun
11. kul yeteveffaküm melekül
Mevtillezı vükkile biküm sümme
İla rabbiküm türceun
12. ve lev tera izil mücrimune
Nakisu ruusihim ınde rabbihim
Rabbena ebsarna ve semı’na
Fercı’na na’mel salihan inna
Mukınun
13. ve lev şi’na le ateyna külle
Nefsin hüdaha ve lakin hakkal
Kavlü minnı le emleenne cehenneme
Minel cinneti ven nasi ecmeıyn
14. fe zuku bi ma nesiytüm likae
Yevmiküm haza inna nesiynaküm ve
Zuku azabel huldi bi ma küntüm
Ta’melun
15. innema yü’minü bi
Ayatinellezine iza zükkiru biha
Harru süccedev ve sebbehu bi hamdi
Rabbihim ve hüm la yestekbirun
16. tetecafa cünubühüm anil
Medaciı yed’une rabbehüm havfev ve
Tameav ve mimma razaknahüm
Yünfikun
17. fe la ta’lemü nefsüm ma uhfiye
Lehüm min kurrati a’yün cezaem bi
Ma kanu ya’melun
18. e femen kane mü’minen ke men
Kane fasika la yestevun
19. emmelleziyne amenu ve amilus
Salihati fe lehüm cennatül me’va
Nüzülem bi ma kanu ya’melun
20. ve emmellezıne feseku fe
Me’vahümün nar küllema eradü ey
Yahrucu minha üıydu fiyha ve
Kıyle lehüm zuku azaben narillezı
Küntüm bihı tükezzibun(15. ayet
Secde ayetidir.)
21. ve le nüziykanehüm minel
Azabil edna dunel azabil ekberi
Leallehüm yarciun
22. ve men azlemü mimmem zükkira
Bi ayati rabbihı sümme a’rada anha
İnna minel mücrimiyne müntekımun
23. ve le kad ateyna musal kitabe fe
La tekün fı miryetim mil likaihı
Ve cealnahü hüdel li benı israiyl
24. ve cealna minhüm elmmetey
Yehdune bi emrina lemma saberu ve
Kanu bi ayatina yukınun
25. inne rabbeke hüve yafsılü
Beynehüm yevmel kıyameti fiyma
Kanu fıhi yahtelifun
26. e ve lem yehdi lehüm kem
Ehlekna min kablihim minel kuruni
Yemşune fı mesakinihim inne fı
Zalike le ayat e fe la yesmeun
27. e ve lem yerav enna nesukul mae
İlel erdıl cüruzi fe nuhricü
Bihı zer’an te’kili mihü
En’amühüm ve enfüsühüm e fe la
Yübsırun
28. ve yekulune meta hazal fethu
İn küntüm sadikıyn
29. kul yevmel fethı la yenfeullezıne
Keferu iymanühüm ve la hüm yünzarun
30. fe a’rıd anhüm ventezır
İnnehüm müntezırun
33-ahzab suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. ya eyyühen nebiyyüttekıllahe
Ve la tütııl kafirıne vel
Münafikıyn innellahe kane alımen
Hakıma
2. vettebı’ma yuha ileyke mir rabbik
İnnellahe kane bima ta’melune habıra
3. ve tevekkel alellah ve
Kefa billahi vekıla
4. ma cealellahü li racülim min
Kalbeyni fı cevfih ve ma ceale
Ezvacekümüllaı tüzahirune
Minhünne ümmehatiküm ve ma ceale
Ed’ıyaeküm ebnaeküm zaliküm
Kavlüküm bi efvahiküm vallahü
Yekulül hakka ve hüve yehdis
Sebıl
5. üd’uhüm li abaihim hüve akseu
Indellah fe il lem ta’lemu abaehüm
Fe ıhvanüküm fid dıni ve
Mevalıküm ve leyse aleyküm
Cünahun fıma ahta’tüm bihı ve
Lakim ma teammedet kulubüküm ve
Kanellahü ğafurar rahıyma
6. ennebiyyü evla bil mü’minıne
Min enfüsihim ve ezvacühu
Ümmehatühüm ve ülül erhami
Ba’duhüm evla bi ba’dın fı
Kitabillahi minel mü’minıne vel
Mühacirıne illa en tefalu ila
Evliyaiküm ma’rufa kane zalike fil
Kitabi mestura
7. ve iz ehazna minen nebiyyıne
Mısakahüm ve minke ve min nuhıv
Ve ibrahıme ve musa ve ıysebni
Memeryeme ve ehazna minhüm mısakan
Ğalıza
8. li yes’eles sadikıyne an sıdkıhim ve
Eadde lil kafirıne azaben elıma
9. ya eyyühellezıne amenüzküru
Nı’metellahi aleyküm iz caetküm
Cünudün fe erselna aleyhim rıhav
Ve cünudel lem teravha ve
Kanellahü bima ta’melune besıyra
10. iz cauküm min fevkıküm ve
Min esfele minküm ve iz zağatil
Ebsaru ve beleğatil kulubül
Hanacira ve tezunnune billahiz
Zununa
11. hünalikebtüliyel mü’minune ve
Zülzilu zilzatlen şedıda
12. ve iz yekulül münafikune
Vellezıne fı kulubihim meradum ma
Veaddenellahü ve rasulühu illa
Ğurura
13. ve iz kalet taifetüm minhüm ya
Ehle yesribe la mükame leküm
Farciu ve yeste’zinü ferıkum
Minhümün nebiyye yekulune inne
Büyutena avratüv ve ma hiye bi
Avrah iy yürıdune illa firara
14. ve lev dühılet aleyhim min
Aktariha sümme süilül fitnete le
Atevha ve ma telebbesu biha illa
Yesıra
15. ve le kad kanu ahedüllahe min
Kablü la yüvellunel edbar ve kane
Ahdüllahi mes’ula
16. kul ley yenfeakümül firaru in
Ferartüm minel mevti evil katli ve
İzel la tümetteune illa kalıla
17. kul men zellezı ya’sımüküm
Minellahi in erade biküm suen ev
Erade biküm rahmeh ve la yecidune
Lehüm min dunillahi veliyyev ve la
Nesıyra
18. kad ya’lemüllahül
Müavvikıyne minküm ve kailıne li
Ihvanihim helümme ileyna ve la
Ye’tunel be’se illa kalila
19. e şıhhaten aleyküm fe iza
Cael havfü raeytehüm yenzurune
İleyke teduru a’yünühüm kellezı
Yuğşa aleyhi minel mevt fe iza
Zehebel havfü selekuhüm bi
Elsinetin hıdadin eşıhhaten alel
Hayr ülaike lem yü’minu fe
Ahbetallahü a’malehüm ve kane
Zalike alellahi yesıra
20. yahsebunel ahzabe lem yezhebu ve
İy ye’til ahzabü yeveddu lev
Ennehüm badune fil a’rabi yes’elune
An embaiküm ve lev kanu fıküm ma
Katelu illa kalıla
21. le kad kane leküm fı
Rasulillahi üsvetün hasenetül li
Men kane yercüllahe vel yevmel
Haıra ve zekerallahe kesıra
22. ve lemma rael mü’minunel ahzabe
Kalu haza ma veadenellahü ve
Rasulühu ve sadekallahü ve
Rasulühu ve ma zadehüm illa
Imanev ve teslıma
23. minel mü’minıne ricalün
Sadeku ma ahedüllahe aleyh fe
Minhüm men kada nahbehu ve minhüm
Mey yentezıru ve ma beddelu
Tebdıla
24. li yecziyellahüs sadikıyne bi
Sıdkıhim ve yüazzibel
Münafikıyne in şae ev yetube
Aleyhim innellahe kane ğafurar
Rahıyma
25. ve raddellahüllezıne keferu bi
Ğayzıhim lem yenalu hayra ve
Kefallahül mü’minınel kıtal ve
Kanellahü kaviyyen azıza
26. ve enzelellezıne zaheruhüm min
Ehlil kitabi min sayasıyhim ve
Kazefe fı kulubihimür ru’be
Ferıkan taktülune ve te’sirune
Ferıka
27. ve evraseküm erdahüm ve
Diyarahüm ve emvalehüm ve erdal
Lem tetauha ve kanellahü ala külli
Şey’in kadıra
28. ya eyyühen nebiyyü kul li
Ezvacike in küntünne türidnel
Hayated dünya ve zıneteha fe
Tealeyne ümettı’künne ve
Üserrıhkünne serahan cemıla
29. ve in küntünne türidnellahe
Ve rasulehu ved daral ahırate fe
İnnellahe eadde lil muhsinati
Minkünne ecran azıyma
30. ya nisaen nebiyyi mey ye’ti
Minkünne bi fahışetim
Mübeyyinetiy yudaaf lehel azabü
D’feyn ve kane zalike alellahi
Yesıra
21.cüz-meal
29-ankebut suresi
46- içlerinden zulmedenleri bir
Yana, ehl-i kitapla ancak, en güzel
Yoldan mücadele edin ve deyin ki:
‘bize indirilene de, size indirilene
De iman ettik. bizim ilâhımız da,
Sizin ilâhınız da birdir ve biz
O’na teslim olmuşuzdur.”
47- (resulüm ) işte sana (önceki
Kitapları tasdik eden) bu kitabı
İndirdik. onun için, kendilerine
Kitap verdiklerimiz ona iman
Ediyorlar. şunlardan da ona iman
Eden nice kimseler vardır.
Ayetlerimizi ancak kâfirler bile
Bile inkâr eder.
48- sen bundan önce, ne bir yazı
Okur, ne de elinle onu yazardın.
Öyle olsaydı, batıla uyanlar
Kuşku duyarlardı.
49- hayır, o (kur’ân), kendilerine
İlim verilenlerin sinelerinde (yer
Eden) apaçık âyetlerdir.
Ayetlerimizi ancak ve ancak zalimler
Bile bile inkâr eder.
50- ‘ona rabbinden (başkaca) mucize
İndirilmeli değil miydi?” derler.
Cevaben de ki: ‘mucizeler ancak
Allah’ın katındadır. ben ise
Sadece apaçık bir
Uyarıcıyım.”
51- sana indirdiğimiz ve onlara
Okunmakta olan kitap, kendilerine
Yetmedi mi? bunda iman edecek bir
Kavim için elbette bir rahmet ve
Öğüt vardır.
52- de ki: benimle sizin aranızda
Şahit olarak allah yeter. o,
Göklerde ve yerde ne varsa bilir.
Batıla inanıp inkâr edenler var
Ya, işte ziyana uğrayacaklar
Onlardır.
53- senden azabı çarçabuk
(getirmeni) istiyorlar. eğer
Önceden tayin edilmiş bir vade
Olmasaydı, azab elbette onlara
Gelip çatmıştı. fakat yine de,
Hiç farkına varmadıkları bir
Sırada o kendilerine mutlaka
Gelecektir.
54- (evet) senden azabı çarçabuk
(getirmeni) istiyorlar. hâlbuki
Cehennem, hiç şüpheleri olmasın,
Kâfirleri kuşatacaktır.
55- o günde azap, onları hem
Üstlerinden, hem ayaklarının
Altından saracak ve allah (onlara),
‘yaptıklarınızın cezasını
Tadın ” diyecektir.
56- ey iman eden kullarım
Şüphesiz benim yarattığım
Yeryüzü geniştir. o halde yalnız
Bana kulluk edin.
57- her can ölümü tadacaktır.
Sonunda bize döndürüleceksiniz.
58- iman edip güzel işler
Yapanları, (evet) muhakkak ki
Onları, altlarından ırmaklar akan
Ve içinde ebedî kalacakları
Cennet köşklerine
Yerleştireceğiz. (böyle iyi)
İşler yapanların mükâfatı ne
Güzeldir
59- ki onlar, sabretmiş olup yalnız
Rablerine güvenip dayanmaktadırlar.
60- nice hayvanlar var ki,
Rızkını (biriktirip yanında)
Taşımıyor. çünkü onların da,
Sizin de rızkınızı allah
Veriyor. o, her şeyi işitir ve
Bilir.
61- andolsun ki onlara, ‘gökleri ve
Yeri yaratan, güneşi ve ayı
Buyruğu altında tutan kimdir?”
Diye sorsan ‘allah” derler. o
Halde nasıl (haktan) çevrilip
Döndürülüyorlar?
62- allah, kullarından dilediğine
Rızkı bol bol verir, dilediğine
De kısar. şüphesiz allah, her
Şeyi hakkıyla bilendir.
63- andolsun ki onlara, ‘gökten su
İndirip, onunla ölümünün
Ardından yeryüzünü canlandıran
Kimdir?” diye sorsan, mutlaka,
‘allah ” derler. de ki: (öyleyse)
Hamd de allah’a mahsustur. fakat
Çokları akıllarını
Kullanmazlar.
64- bu dünya hayatı sadece bir
Oyun ve oyalanmadan ibarettir.
Ahiret yurduna gelince, işte asıl
Hayat odur. keşke bilmiş
Olsalardı.
65- baksana, gemiye bindikleri
Zaman, dini yalnız o’na has
Kılarak (ihlâsla) allah’a
Yalvarırlar. fakat onları salimen
Karaya çıkarınca, bir bakarsın
Ki, (allah’a) ortak
Koşmaktadırlar.
66- kendilerine verdiklerimize
Nankörlük etsinler ve safâ
Sürsünler bakalım ama yakında
Bilecekler.
67- çevrelerinde insanlar kapılıp
Götürülürken (öldürülürken,
Ya da esir edilirken), bizim
(mekke’yi) güven içinde kudsî bir
Yer yaptığımızı görmediler mi?
Hâlâ batıla inanıp allah’ın
Nimetine nankörlük mü ediyorlar?
68- allah’a karşı yalan uyduran
Yahut kendisine hak gelmişken onu
Yalan sayandan daha zalim kimdir?
Cehennemde kâfirlere yer mi yok?
69- ama bizim yolumuzda cihad
Edenleri, elbette kendi
Yollarımıza eriştireceğiz. hiç
Şüphe yok ki allah iyi
Davrananlarla beraberdir.
30-rum suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1- elif, lâm, mim. 2- rumlar yenildi.
3- (arapların bulunduğu bölgeye)
En yakın bir yerde onlar, bu
Yenilgilerinin ardından mutlaka
Galib geleceklerdir.
4- (bu da) birkaç yıl içinde
(olacaktır). onların bu
Yenilgilerinden önce de sonra da
Emir allah’ındır ve o gün
Müminler, sevineceklerdir.
5- (bu da) allah’ın yardımıyla
(olacaktır). allah dilediğine
Yardım eder, galip kılar. o çok
Güçlüdür, çok merhamet
Edicidir.
6- allah’ın vaadi budur. allah,
Vaadinden caymaz. fakat insanların
Çoğu bilmezler.
7- onlar, sadece bu dünya
Hayatının dış yüzünü
Bilirler. ahiretten ise onlar hep
Gafildirler.
8- kendi içlerinde hiç
Düşünmediler mi ki, allah
Göklerde, yerde ve bu ikisi
Arasında bulunan her şeyi ancak
Hak ile ve belirlenmiş bir süre
İçin yaratmıştır? gerçekten
İnsanların çoğu, rablerine
Kavuşmayı inkâr etmektedirler.
9- onlar, yeryüzünde gezmediler mi
Ki, kendilerinden öncekilerin sonu
Nasıl olmuş baksınlar? onlar,
Kendilerinden daha güçlüydüler.
Toprağı sürmüşler ve onu,
Bunların imar ettiklerinden daha
Çok imar etmişlerdi. onlara da
Peygamberleri delillerle
Gelmişlerdi. demek allah onlara
Zulmetmiyordu. fakat onlar,
Kendilerine zulmediyorlardı.
10- sonra o kötülük edenlerin
Sonu çok kötü oldu. çünkü
Onlar, allah’ın âyetlerini yalan
Saydılar ve onlarla alay
Ediyorlardı.
11- allah yaratmayı ilkin yapar,
Sonra da çevirir, onu yeniden
Yapar. sonra hep döndürülüp o’na
Götürüleceksiniz.
12- kıyamet saatinin gelip çattığı
Gün suçlular, her ümidi keserler.
13- allah’a ortak koştuklarından,
Kendilerine şefaat edecekler de
Bulunmaz. onlar, o zaman allah’a
Koştukları ortakları inkâr
Ederler.
14- kıyamet saatinin gelip
Çattığı gün var ya, o gün
(inananlarla inanmayanlar)
Ayrılırlar.
15- şimdi iman edip salih ameller
Yapmış olanlara gelince, onlar bir
Bahçe içinde neşelenirler.
16- âyetlerimizi ve âhiret
Buluşmasını yalan sayıp da
Küfredenlere gelince, işte onlar o
Zaman azab içinde hazır
Bulundurulurlar.
17- o halde akşama girdiğiniz
Zaman da, sabaha girdiğiniz zaman
Da tesbih allah’ındır. (daima o,
Tesbih edilir).
18- göklerde ve yerde, ikindileyin
De, öğleye erdiğiniz zaman da
Hamd o’na mahsustur.
19- o, ölüden diri çıkarır,
Diriden ölü çıkarır ve toprağa
Ölümünden sonra hayat verir.
Sizler de işte öyle
Çıkarılacaksınız.
20- o’nun âyetlerinden (kudretinin
Delillerinden)dir ki, sizi bir
Topraktan yarattı. sonra da siz
Şimdi yeryüzünde dağılıp
Yayılan insanlar oluverdiniz.
21- yine o’nun âyetlerindendir ki,
Sizin için nefislerinizden
Kendilerine ısınırsınız diye
Eşler yaratmış, aranıza bir
Sevgi ve merhamet koymuştur.
Şüphesiz ki bunda düşünecek bir
Kavim için nice ibretler vardır.
22- yine göklerin ve yerin
Yaratılışı ile dillerinizin ve
Renklerinizin farklı oluşu da
O’nun âyetlerindendir. şüphesiz
Ki bunda bilenler için nice
İbretler vardır.
23- yine gecede ve gündüzde
Uyumanız ve lütfundan nasib
Aramanız da o’nun âyetlerindendir.
Şüphesiz ki bunda dinleyecek bir
Kavim için nice ibretler vardır.
24- yine o’nun âyetlerindendir ki,
Size hem korku ve hem de umut vermek
İçin şimşeği gösteriyor. ve
Gökten bir su indiriyor da onunla
Yeryüzüne ölümünden sonra hayat
Veriyor. şüphesiz ki bunda
Aklını kullanacak bir kavim için
Nice ibretler vardır.
25- yine göğün ve yerin, emriyle
Durması da o’nun âyetlerindendir.
Sonra sizi bir tek çağırışla
Çağırdığı zaman bir de
Bakarsınız ki (yerden diriltilip
Çıkarılıyorsunuz).
26- göklerde ve yerde kim varsa
Hepsi o’nundur. hepsi de o’na itaat
Etmektedirler.
27- hem yaratmayı ilkin yapan
O’dur. sonra onu çevirip yeniden
Yapacak olan da o’dur ki, bu o’na
Çok kolaydır. göklerde ve yerde
En yüksek şan ve şeref o’nundur.
O çok güçlüdür, hüküm ve
Hikmet sahibidir.
28- allah, size kendinizden bir
Misâl verdi: hiç size rızık
Olarak verdiğimiz şeylerde
Elleriniz altındaki kölelerinizden
Ortaklarınız bulunur da onlarla
Siz eşit olur, aranızda
Birbirinizi saydığınız gibi,
Onları da sayar mısınız? işte
Biz, düşünecek bir kavim için
Âyetleri böyle açıklıyoruz.
29- fakat zulmedenler, bilgisizce
Hevalarına uydular. artık
Allah’ın şaşırttığını kim
Yola getirebilir? onların
Yardımcıları da yoktur.
30- o halde yüzünü, allah’ı bir
Tanıyarak dine, allah’ın
İnsanları üzerine yaratmış
Olduğu fıtratına doğrult.
Allah’ın yaratışında
Değişiklik bulunmaz. dosdoğru din
Budur. fakat insanların çoğu
Bilmezler.
31- başkasından geçerek hep o’na
Gönül verin ve o’ndan sakının.
Namaza devam edin ve müşriklerden
Olmayın.
32- o müşriklerden (olmayın ki)
Onlar, dinlerini ayırıp öbek
Öbek olmuşlardır. her grup
Kendilerindekine güvenmektedir.
33- bununla beraber insanlara bir
Keder dokunduğu zaman her şeyden
Geçerek rablerine yalvarır, dua
Ederler; sonra tarafından bir
Rahmet tattırıverdiği zaman da
Bakarsın onlardan bir kısmı
Tutar, o rablerine ortak koşarlar.
34- bunu da kendilerine verdiğimiz
Nimetlere nankörlük etmek için
Yaparlar. haydi, geçinedurun
Bakalım, yakında bileceksiniz.
35- yoksa biz onlara bir delil
İndirmişiz de o’na ortak
Koşmalarını o mu söylüyor?
36- bir de biz insanlara bir rahmet
Tattırdığımız zaman ona
Güveniyorlar da; ellerinin önceden
Yaptığı şeyler sebebiyle
Başlarına bir fenalık gelirse,
Hemen her ümidi kesiveriyorlar.
37- onlar görmediler mi ki, allah
Dilediği kimseye rızkı serer ve
Daraltır. şüphesiz ki bunda iman
Edecek bir kavim için ibretler
Vardır.
38- o halde akrabaya da hakkını
Ver, yoksula da, yolcuya da… bu,
Allah’ın rızasını dileyenler
İçin daha hayırlıdır. kurtuluşa
Erecek olanlar da işte onlardır.
39- insanların malları içinde
Artsın diye verdiğiniz faiz, allah
Yanında artmaz. allah’ın
Rızasını dileyerek verdiğiniz
Zekâta gelince, işte onlar,
Malları kat kat artmış
Olanlardır.
40- allah, o’dur ki, sizi yarattı,
Sonra da size rızık verdi, sonra
Sizi öldürür, sonra sizi
Diriltir. hiç sizin ortak
Koştuklarınızdan, bunlardan
Birini yapacak olan var mı? allah,
Onların ortak koştuklarından
Münezzeh ve yücedir.
41- yaptıklarının bir kısmını
Tatsınlar diye insanların kendi
Ellerinin kazandığı şeyler
Yüzünden karada ve denizde fesat
Ortaya çıktı. umulur ki onlar
Hakka dönerler.
42- de ki, yeryüzünde bir gezin de
Bakın, bundan öncekilerin sonu
Nasıl olmuş onların pek çoğu
Müşrik idiler.
43- allah’tan geri çevrilmesine
Hiçbir çare olmayan bir gün
Gelmeden önce yüzünü dosdoğru,
Sabit dine çevir. o gün (gelince)
İnsanlar birbirlerinden
Ayrılırlar.
44- her kim inkâr ederse, inkârı
Kendi aleyhinedir. kim de salih amel
İşlerse, onlar kendileri için
Rahat bir yer hazırlamış olurlar.
45- çünkü o, iman edip salih amel
İşleyenlere lütfundan mükâfat
Verecektir. çünkü o, kâfirleri
Sevmez.
46- rüzgârları müjdeciler olarak
Göndermesi, size rahmetinden
Tattırması, emriyle gemilerin
Akıp gitmesi ve lütfundan rızık
İsteyip kazanmanız o’nun
Âyetlerindendir. hem gerek ki
Şükredesiniz.
47- andolsun ki biz, senden önce
Birçok peygamberleri kavimlerine
Gönderdik de, onlara apaçık
Delillerle vardılar. onun üzerine
Günah işleyenlerden intikam
Aldık. müminlere yardım ise,
Bizim nezdimizde bir hak oldu.
48- allah o’dur ki, rüzgârları
Gönderir de bir bulut savururlar.
Derken onu gökyüzünde nasıl
Dilerse öyle serer, parça parça
Da eder. derken yağmuru
Görürsün, aralarından çıkar.
Derken onu kullarından kimlere
Diliyorsa döküverdi mi derhal
Yüzleri güler.
49- hâlbuki onlar, daha önce
Üzerlerine yağmur indirilmeden
Evvel ümidi kesmişlerdi.
50- şimdi bak allah’ın rahmetinin
Eserlerine yeryüzünü
Ölümünden sonra nasıl
Diriltiyor? şüphe yok ki o,
Mutlaka ölüleri diriltir. o her
Şeye kâdirdir.
51- andolsun ki biz, bir rüzgâr
Göndersek de onu (rahmetin eseri
Olan ekini) sararmış görseler,
Mutlaka onun arkasından
Nankörlüğe başlarlar.
52- çünkü sen ölülere
İşittiremezsin. o daveti,
Arkalarını dönmüş giderlerken
Sağırlara da duyuramazsın.
53- körleri de sapıklıklarından
Hidayete getiremezsin. sen ancak
Âyetlerimizi iman edeceklere
Duyurursun da onlar müslüman olur,
Selâmeti bulurlar.
54- allah o’dur ki, sizi güçsüz
Olarak yaratır, sonra
Güçsüzlüğün arkasından kuvvet
Verir. sonra kuvvetin arkasından
Yine güçsüzlüğe ve
İhtiyarlığa getirir. o dilediğini
Yaratır. ve o, her şeyi bilir, her
Şeye gücü yeter.
55- kıyamet kopacağı gün
Günahkârlar dünyada bir saatten
Fazla durmadıklarına yemin
Ederler. onlar önceden de böyle
Haktan çevriliyorlardı.
56- kendilerine ilim ve iman
Verilenler de şöyle diyecekler:
‘andolsun ki, allah’ın kitabında
Takdir edilmiş olan tekrar dirilme
Gününe kadar kaldınız. işte
Bu, dirilme günüdür. fakat siz
Bunu bilmiyordunuz.
57- artık o gün zulmedenlere
Mazeretleri fayda vermeyecektir.
Onların dertlerinin çaresine de
Bakılmayacaktır.
58- andolsun ki, biz insanlar için
Bu kur’ân’da her türlü meselden
Örnekler getirdik. yemin ederim ki,
Sen onlara başka bir âyet de
Getirsen o kâfirler yine: ‘siz
Yalancılardan (uydurduğunuz sözü
Allah’a nispet edenlerden) başkası
Değilsiniz.” diyeceklerdir.
59- iste bilmeyenlerin kalblerini
Allah böyle mühürler.
60- şimdi sen sabret. çünkü
Allah’ın vaadi mutlaka haktır.
Sakın imanı sağlam olmayanlar
Seni hafifliğe sevk etmesinler.
32 – secde sûresi
Mekke’de indirilmiş olup 30
Âyettir. 15. âyetinde, âyetleri
Dinleyen müminlerin secdeye
Kapandığını ifade etmesinden
Ötürü bu sûreye secde sûresi
Denilmiştir. bu âyet, tilavet
Secdesi âyetlerindendir.
Sûrenin gayesi, iki bölüm halinde
Yer almıştır. birincisi:
Kur’ân’ın, allah’ın sözü olup,
Onu kabul edenlerin ve etmeyenlerin
Akıbetlerini bildirmek. ikincisi:
Hz. mûsa (a.s.)’a da böyle bir hak
Kitap verilerek
İsrailoğullarının doğru yola ve
Zafere ulaştırılması. sûre,
Âhirette gerçekleşecek bazı
Durumlar bildirip, müminleri
Müjdeleyerek sona erer.
Bismillâhirrahmânirrahîm
1 – elif, lâm, mîm.
2 – bu kitabın, âlemlerin rabbi
Tarafından indirildiğinde hiçbir
Şüphe yoktur.
3 – yoksa: ‘onu uydurdu” mu diyorlar?
Bilakis, o gerçeğin ta kendisidir.
Senden önce kendilerini uyaran
Hiçbir peygamber gelmemiş olan bir
Toplumu, doğru yolu bulmaları
Ümidiyle uyarman için
Rabb’in tarafından
Gönderilmiştir. [30,41]
İsmâiloğulları içinde çıkan tek
Peygamber, hz. muhammed (a.s.) dır.
4 – allah o hak mâbuddur ki
Gökleri, yeri ve ikisinin
Arasındaki varlıkları altı
Günde yaratmış, sonra da
Arş’ına kurulmuş mutlak
Hükümrandır. [7,54]
Sizin o’ndan başka ne hâmîniz, ne
Şefaatçiniz yoktur. hâlâ
Gereğince düşünmez misiniz?
5 – gökten yere kadar her
İşi düzenleyip yönetir.
Sonra bütün bu işler, sizin
Hesabınıza göre bin yıl tutan
Bir günde o’na yükselir. [65,12]
Bu âyet, sırlarla dolu bir âyet
Olup akrebiyyet ile kurbiyyetin
Farkına işaret ediyor. allah
Kulunda dilediği anda tasarruf
Eder, ona ‘şahdamarından daha
Yakındır” nasıl ki güneşin
Işınları bütün parlak şeylere
Bir anda ulaşır. kul ise ondan
Çok uzaktır, ona yükselmesi
Ömürlere sığmaz. nitekim,
Yerdeki parlak şeyler güneşe
Yükselemezler. âyette geçen
’emr” iş demek olup maksat,
Kâinattaki bütün hadiselerdir.
6 – işte gaybı ve şehadeti,
Görünmeyen ve görünen âlemleri
Bilen, mutlak galebe ve kudret,
Mutlak rahmet sahibi o’dur.
7 – yarattığı her şeyi güzel
Ve muhkem yapıp insanı ilkin
Çamurdan yarattı.
8 – sonra onun neslini, önemsiz bir
Suyun özünden, menîden üretti.
9 – sonra ona en uygun şeklini
Verdi, ona ruhundan üfledi.
Size kulaklar, gözler,
Gönüller verdi.
Ne az şükrediyorsunuz [4,171; 17,85]
10 – bir de: ‘â toprağın dibinde
Toz olup kaybolduğumuz zaman,
Gerçekten bu hale gelmiş olan bizler mi
Yeniden yaratılacağız ” derler.
Hatta onlar rab’lerinin huzuruna
Varacaklarını da inkâr ederler.
11 – sen de ki: ‘sizi, canınızı
Almakla görevlendirilen ölüm
Meleği vefat ettirecek,
Sonra da rabbinizin huzuruna
Götürüleceksiniz.”
12 – bir görseydin o suçluları:
Rab’lerinin huzurunda, mahçupluktan
Başları önlerine eğilmiş
Şöyle derken:
‘gördük, işittik ya rabbenâ ne
Olur bizi dünyaya bir gönder
Öyle güzel, makbul işler yaparız ki
Çünkü gerçeği kesin olarak biliyoruz
Artık ” [19,38; 67,10; 6,27-29]
13 – eğer dileseydik bütün insanlara
Hidâyet verir, doğru yola koyardık.
Lâkin ‘cehennemi cinlerden ve
İnsanlardan bir kısmıyla
Dolduracağım” hükmü
Kesinleşmiştir. [10,99]
14 – ‘öyleyse, siz nasıl
Bugünkü buluşmayı unuttunuz ve
Bu unutmayı ömür boyu
Sürdürdüyseniz,
Biz de bugün sizi unuttuk.
Yaptıklarınızdan ötürü, tadın
Bakalım sürekli azabı ” [45,34;
78,27-30]
15 – bizim âyetlerimize ancak o
Kimseler inanır ki kendilerine o
Âyetler hatırlatıldığında,
Derslerini hemen alır, secdeye
Kapanır, rablerine hamd, o’nu
Takdis ve tenzih ederler, asla
Kibirlenmezler.
16 – teheccüd namazı kılmak
İçin yataklarından kalkar,
Cezalandırmasından endişe ederek,
Rahmetinden ümid içinde olarak
Rab’lerine dua edip yalvarırlar ve
Kendilerine nasib ettiğimiz
Mallardan allah yolunda harcarlar.
17 – işte onların dünyada
Yaptıkları makbul işlere
Mükâfat olarak gözlerini aydın
Edecek, gönüllerini ferahlatacak
Hangi sürprizlerin, hangi
Nimetlerin saklandığını
Hiçkimse bilemez. [4,22; 10,26]
Bu âyet, cennet nimetlerini pek
Güzel tavsif etmektedir. hiç kimse
Kendisine saklanan nimetleri
Bilemez. çünkü bu nimetler maddî
Gözlerden saklıdır. ibn
Abbas’ın dediği gibi, bu dünyada,
Cennete dair bileceğimiz şeyler,
Sadece birtakım isimlerden
İbarettir. onların gerçek
Mahiyetleri dünyadaki hallerinden
Farklıdır. allah teâla hadis-i
Kudsî de şeyle buyurumuştur:
‘salih kullarıma öyle nimetler
Hazırladım ki: ne göz görmüş,
Ne kulak işitmiş, ne de beşerden
Birinin hatırından geçmiştir.”
18 – öyle ya, mümin olan, hiç
Fâsık gibi olur mu? bunlar asla
Bir olamazlar. [45,21; 38,28; 59,20]
19 – iman edip, güzel ve makbul
İşler işleyenlere, yaptıklarına
Karşılık konukluk olarak me’va
Cennetleri vardır.
20 – yoldan çıkmış fâsıkların
İse barınakları cehennemdir.
Her ne zaman oradan çıkmak
İsteseler yine oraya itilirler.
Onlara: ‘cehennem azabını yalan
Sayıyordunuz. tadın da görün
Bakalım ” denir. [22,22]
21 – o kâfirlerin dönüş
Yapmaları ümidiyle, onlara en
Büyük azaptan önce, dünyada
Açlık, musîbet, esaret, ölüm
Gibi peşin bir azap
Tattıracağız.
22 – rabbinin âyetleri ile
Kendisine nasihat edildiğinde
Sırtını dönüp uzaklaşan
Kimseden daha zalim kimse olur mu?
Biz o suçlulardan elbet intikam alıp
Onları cezalandıracağız.
23-24 – şu bir gerçektir ki,
Sana verdiğimiz gibi mûsâ’ya da
Kitap vermiş, sana vahyettiğimiz
Gibi ona da vahyetmiştik.
Dolayısıyla onun da böyle bir vahiy
Aldığından hiç tereddüdün olmasın.
Biz ona verdiğimiz kitabı,
İsrailoğullarına rehber kıldık.
Onlar sabrettiği ve âyetlerimize kesin
Olarak inandıkları müddetçe,
Biz, emir ve irşadımızla onlardan
Doğru yolu gösteren önderler
Tayin ettik. [17,2]
Âyet-i kerime, hz. mûsâ (a.s.)’a,
Hz. muhammed (a.s.)’ın dünyayı
Şereflendireceğine dair bilgi
İhtiva eden bir kitabın
Gönderildiğini ifade etmektedir.
Yahut maksat şudur: ilahî vahiy
Yalnız hz. muhammed (a.s.)’a
Verilmiş değildir. daha önce hz.
Mûsâ’ya da verilmişti. onun için
Bu hususta şüpheye düşmek akıl
Kârı değildir.
25 – senin rabbin kıyametteki
Büyük duruşma günü ihtilaf
Ettikleri hususlarda onlar arasında
Kesin hükmü elbet verecektir.
[45,16-17]
26 – yurtlarında dolaştıkları
Nice nesillerin hayatlarını sona
Erdirmemiz, onları doğru yola
İrşad etmiyor mu?
Elbette bunda ibretler vardır.
Hâlâ nasihat dinlemeyecekler mi?
[19,98; 7,92; 27,52; 22,45-46]
27 – görmüyorlar mı ki biz
Otsuz, kır araziye su sevkediyoruz,
Onun sayesinde, hayvanların ve
Kendilerinin yiyecekleri ekinleri
Yetiştiriyoruz.
Hâlâ bunları görmeyecekler mi?
28 – bir de: ‘eğer iddianızda
Doğru iseniz bu fetih (zafer veya
Kesin hüküm) ne zaman? derler.
29 – de ki: ‘fetih günü,
Kâfirlere imanları fayda vermez,
Onlara mühlet de verilmez.”
[4,84-85]
30 – şimdi sen onları
Kendi hallerine bırak.
Yardımımızı veya onların
Helâk edilmelerini bekle
Çünkü onlar da senin helâk olmanı
Bekliyorlar. [52,30; 11,93; 44,59]
33 – ahzâb sûresi
Medine’de hicri 5. yılın
Sonlarında nâzil olmuştur. 73
Âyettir. ‘birleşik düşman
Grupları (ahzab) veya hendek
Savaşı bu sûre-i şerifenin en
Çok yer ayırdığı bir konu
Olduğundan, sûre bu isimle
Adlandırılmıştır. bu sûre
Birtakım içtimai esasları,
Özellikle hz. peygamber (a.s.) ın
Örnek aile hayatını vesile ederek
Bildirir. tebennî (evlat edinme),
Zıhar gibi bazı gelenekleri
Kaldırır. peygambere karşı
Müminlerin davranışı,
Kadınların örtünmeleri, aile
Hayatı, gerçek müminlerin
Vasıfları, münafıkların
Karakteristik davranışları
Anlatılır. insanın büyük
Emaneti yüklenip, müminlerin buna
Sadık kaldıkları, münafık ve
Kâfirlerin ise hıyanet ettikleri
Bildirilerek sûre sona erdirilir.
Ahzab: grup, bölük, parti
Mânasına gelen hizb’in
Çoğuludur. hicri 5. yılda mekke
Müşrikleri, diğer müşrik
Kabilelerle güç birliği yaparak
Medine şehrini kuşatıp
İslâmiyeti imha etmeye teşebbüs
Etmişlerdi. bu itilaf kuvvetlerinin
Hücûmundan bahseden sûre, bu
İsimle anılmıştır. neticede
Umduklarının aksi oldu, perişan
Olup kaçtılar. bu tarihten sonra
Müslümanlara bir taarruz hareketi
Yapamadılar.
Büyük çoğunluğu h. 5. yılda bu
Hadiselerin olduğu sıralarda
Nâzil olan sûre, islâmiyet
Aleyhinde, çokça kullanılmak
İstenen iki silahla, ayrıntılı
Olarak meşgul olur. birincisi:
Maddî silahları, ikincisi: hz.
Peygamberin aile hayatının
Temizliğine dokunmak. sûre bu
Emelde olanların sonlarının
Hüsran olduğunu bildirmektedir.
Sûrenin geniş bir bölümü de hz.
Peygamberin aile hayatına karşı
Yapılan saldırıları anlatır.
Onun hayatındaki nezahet ve
Sadelik, bu itirazlara karşı en
Kuvvetli cevaptır. ahzab harbinin
Vaki olduğu sıralarda islâm
Toplumu kuvvet kazanma yoluna
Girmişti. refah vesileleri ortaya
Çıkmıştı. ezvac-ı tahirat da
Bu refahtan yararlanmak istediler.
Hz. peygamber yaşadığı sade
Hayattan ayrılmadığı gibi, ev
Halkının da bu prensibe sadık
Kalmalarını istiyordu. o,
Kendisinin ve ailesinin geçim
Seviyesinin, yoksul müminlerin
Hayat standardından yukarıda
Olmasını hiç uygun bulmadı.
Dolayısıyla, dünya refahını
Tercih edecek eşlerinin kendisiyle
Yaşamaktan vazgeçmeleri
Gerekiyordu. onları bu hususta
Serbest bıraktı. onun bütün arap
Yarımadasına hükmettiği sırada
Bile yaşadığı bu sade hayat ve
Eşlerine karşı olan bu tutumu,
Onun ruhanî ve manevî faziletlere,
Rabbine ve âhiret mutluluğuna
Nasıl kuvvetle bağlı olduğunun
Müşahhas delilidir.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1 – ey peygamber, allah’a karşı
Sorumluluklarını yerine getirmeye
Devam et, kâfirlere ve
Münafıklara itaat etme. muhakkak
Ki allah her şeyi bilir, tam
Hüküm ve hikmet sahibidir.
2 – rabbinden sana vahyolunan
Buyruklara uy, allah ne
Yapıyorsanız onların hepsinden
Haberdardır.
3 – yalnız allah’a dayanıp güven.
Koruyucu olarak allah yeter.
4 – allah, hiçbir adamın içinde
İki kalb yaratmamıştır.
Kendilerine zıhar yaptığınız
Eşlerinizi anneleriniz
Kılmamıştır.
Evlatlıklarınızı da öz
Oğullarınız kılmamıştır.
Bunlar ağızlarınızla
Söylediğiniz mânasız sözlerden
İbarettir. allah gerçeği söyler
Ve doğru yola iletir. [58,2;
33,37-40; 4,23]
Bu âyet cahiliye devrinin iki
Âdetini kaldırmaktadır. bunlardan
Biri zıhar olup mücadile
Sûresinde daha geniş şekilde yer
Alacaktır. zıhar ‘sırt, arka”
Anlamına gelen zahr’dan gelip,
Kocanın eşine ‘senin sırtın,
Annemin sırtı gibi olsun”
Diyerek bir nevi boşaması idi. o
Devirde bu durumdaki kadınla
Zevciyet ilişkisi kalmaz, bununla
Beraber kocasının evinden ayrılma
Hürriyeti de olmadığı için,
Kadın iyice zor durumda kalırdı.
Kaldırılan ikinci âdet tebenni
(evlat edinme) kurumu olup,
Müteakip âyet onu bildirmektedir.
5 – öyleyse evlatlara
Babalarını esas alarak isim verin.
Böyle yapmak allah nezdinde daha
Doğrudur. eğer babalarını
Bilmiyorsanız, bu takdirde onları
Kardeş veya mevlâ olarak kabul
Edin. yanılarak isimlerde
Yaptığınız hatalardan ötürü
Size vebal yoktur, ama kalplerinizin
Kasden yaptıklarında vebal
Vardır. allah gafurdur, rahîmdir
(çok affedicidir, merhamet ve
İhsanı boldur). [2,286]
Mevla kelimesi birçok anlama gelir.
Burada: ‘köle iken hürriyetine
Kavuşmuş, âzatlı”
Mânasınadır.
6 – peygamberin müminler
Üzerinde haiz olduğu hak, onların
Bizzat kendileri hakkında haiz
Oldukları haktan daha fazladır.
(o, bir baba konumunda olduğundan)
Onun eşleri de müminlerin
Anneleridir. akrabalar miras
Bakımından allah’ın kitabında,
Birbirlerine diğer müminlerden ve
Muhacirlerden daha yakındırlar.
Ancak dostlarınıza bir iyilik
Yapmanız müstesna, yani dostunuza
Vasiyetle bir mal bırakabilirsiniz.
Bunlar kitapta yazılıdır. [4,65;
8,72]
7-8 – bir vakit, biz
Peygamberlerden, kuvvetli bir söz
Almıştık: senden, nuh’tan,
İbrâhim’den, mûsâ’dan ve
Meryem’in oğlu îsa’dan.
Evet onlardan pek sağlam söz
Almıştık ki vakti gelince o,
Sadıklara sözlerine
Bağlılıklarını sorsun.
Kâfirlere ise gayet acı bir azap
Hazırladı. [3,81; 42,13; 5,109;
7,6]
Bu söz, elçilik görevini yerine
Getirmek, dinî tebliğ ve öbür
Peygamberleri tasdik etmek
Konusundadır. allah risaletlerini
Tebliğ ve ifa etme konusunda
Sözlerine gösterdikleri
Bağlılığı, ümmetleri önünde
Açıklayacaktır.
9 – ey iman edenler allah’ın
Üzerinizdeki nimetini hatırlayın.
Hani birleşik ordular üzerinize
Saldırmıştı da, biz onlara
Karşı, bir rüzgar ve sizin
Göremediğiniz ordular
Göndermiştik. allah yaptığınız
Her şeyi görüyordu.
Hicretin 5. yılında kureyş,
Bütün arap yarımadasındaki
Gayr-i müslimleri medine şehir
Devletinde yerleşmiş olan
Müslümanlar aleyhinde harekete
Geçirerek, aklı sıra, kesin imha
İşini planlamıştı. gatafan,
Eşca, mürre, fezare, süleym, sa’d
Ve esed kabilelerinden başka
Büyük bir yahudi kabilesi olan
Benî nadîr de bu koalisyona
Girmişti.
Medinede oturmaları itibariyle
Müslümanlarla aynı kaderi
Paylaştıklarına dair kesin
Akitleri olan benî kurayza
Yahudileri de, bu kuvvetlerin
Müslümanların işlerini
Bitireceği fikrine
Kapıldıklarından, bilahere onlar
Da, hıyanet edip düşman
Saflarına geçtiler. böylece
Birleşik düşman askerleri
12.000’den fazla oldular.
Müslümanların sayısı ise
3.000’i geçmiyordu.
Hz. peygamber medine çevresine
Hendek kazdırıp çıkan toprağın
Arkasına askerlerini mevzilendirdi.
Bir ay kadar süren kuşatma
Sırasında yardım alamayan
Müslümanlar iyice bunaldılar.
Allah teâlanın gönderdiği soğuk
Fırtına düşman güçlerinin
Çadırlarını söktü, ateşlerini
Söndürdü, karargâhlarını
Darmadağın etti. canlarının
Derdine düşerek dağılıp
Gittiler. görünmeyen ordular,
Müslümanlara itminan veren melaike
Ordularıdır.
10 – o vakit onlar hem
Üstünüzden, hem alt
Tarafınızdan gelmişlerdi.
Gözleriniz şaşkınlıktan
Ötürü kaymış, yüreğiniz
Ağzınıza gelmişti.
Siz de allah hakkında türlü türlü
Zanlar beslemeye başlamıştınız.
11 – işte orada müminler çetin
Bir imtihana tâbi tutulmuş,
Şiddetle silkelenmiş ve kuvvetli
Bir şekilde sarsılmışlardı.
12 – hani münafıklar ve
Kalplerinde hastalık (şüphe)
Olanlar: ‘allah ve resulünün bize
Zafer vaad etmesi, meğer bizi
Aldatmak içinmiş ” diyorlardı.
13 – bir kısmı: ‘ey yesribliler
Burada düşmâna karşı
Koyamazsınız, mevzilerinizi
Bırakıp evlerinize dönünüz ”
Diyordu.
Onlardan bir başka bölük:
‘evlerimiz korunmasız ” diyerek
Peygamberden izin istiyorlardı.
Halbuki gerçekte evleri tehlikeye
Mâruz değildi, onlar sadece
Savaştan kaçmak istiyorlardı.
Hicrete kadar medinenin ismi yesrib
İdi. daha sonra medinetu’n-nebî
(peygamberin şehri) oldu.
14 – demek medine’nin her
Tarafından hücum edilseydi ve
Kendilerinden islâm’dan dönmeleri
İstenseydi, hiç tereddüt
Etmeksizin, bunu derhal
Yapacaklardı
15 – halbuki daha önce,
Düşmandan kaçmayacaklarına dair
Allah’a yemin ederek, söz
Vermişlerdi. allah’a karşı
Verilen o ahitlerin hesabı elbette
Sorulacaktır.
16 – de ki: eğer ölümden veya
Öldürülmekten kaçıyorsanız,
Kaçmak asla size fayda vermez.
Faraza başarsanız bile hayatta
Kalacağınız süre, nihayet çok
Sınırlıdır. [4,77-78; 62,8]
17 – de ki: ‘allah size bir
Felaket dilese, sizi allah’a karşı
Korumak kimin haddine düşmüş?”
Yahut o size bir rahmet dilese,
Bunu kim engelleyebilir ki?
Onlar, kendileri için allah’tan
Başka ne bir koruyucu, ne de bir
Yardımcı bulamazlar.
18 – allah içinizden
Bozgunculuğa meyledip savaştan
Alıkoymak isteyenleri ve
Kardeşlerine: ‘bize gelin”
Diyenleri elbet biliyor. zaten
Bunlardan ancak pek az bir kısmı
Savaşa geliyorlardı.
19 – savaşa katıldıklarında da
Size karşı pek cimri ve kıskanç
Davranırlar. hücum eden
Düşmanın ortalığa saldığı
Büyük korku gelince, ölüm
Sekeratına düşmüş kimsenin
Bakışı gibi, gözleri dönmüş
Bir tarzda sana baktıklarını
Görürsün.
Korku hali geçince, allah yolunda
Harcamada cimrice bir tavır
İçinde, keskin dilleriyle sizi
İncitirlerdi.
İşte onlar iman etmemişler, allah
Da onların yaptıkları bütün
İşleri boşa çıkarmıştır. bu,
Allah’a göre kolaydır.
20 – münafıklar birleşik
Kuvvetlerin çekilip gitmediklerini
Sanıyorlardı.
Şayet birleşik kuvvetler tekrar
Gelecek olsa, çok isterler ki
Çöldeki göçebeler içinde
Bulunsunlar da sizin savaşınız
Hakkındaki haberleri uzaktan
Sorsunlar.
Esasen, yanınızda bulunsalardı dahi,
Onlardan pek azı savaşırlardı.
21 – hakikaten, allah’ın
Resulünde sizler için, allah’a ve
Âhiret gününe kavuşmayı
Bekleyenler ve allah’ı çok
Zikredenler için en mükemmel bir
Nümune vardır.
Hislerine kapılan bazı kimseler,
Hz. peygamber (a.s.m)’ın mekke’de
Müşriklerin baskı ve takibatına
Mâruz kaldığı zaman asil bir
Örnek olduğunu, fakat medine’ye
Hicretten sonra savaşlar, birçok
Evlilik, ganimet, dünya hâkimiyeti
İle manevî tarafının
Azaldığını ileri sürerler.
Fakat resul-i ekremin gelmesinden
Maksat, bu hislerine mağlup
İnsanları memnun etmek, onlara
Pratik kıymetten mahrum birtakım
Esaslar öğretmek değildi. hz.
Muhammed’in hedefi, bu dünyada
Yaşayan, çalışan insanlara
Yaşayışlarında
Uygulayabilecekleri kuralları
Öğretmek, onlara bu kuralları
Kendi yaşayışıyla izah ve tarif
Etmekti.
Ordu kurmasa, yaptırım gücü
Kazanmasa, hükümler koymasa,
Evlenmese, dâvaları hükme
Bağlamasa, düşmanları mağlup
Ettikten sonra onları affetmese,
İnsanlara tam örnek olamazdı.
Asıl bu gibi bütün beşerî
Faaliyetleri yapması, onların her
Birinde örnek tutumun ne olduğunu
Sözleriyle ve uygulamalarıyla
Göstermesi ile en mükemmel nümune
Olmuştur.
22 – müminler saldıran o
Birleşik kuvvetleri karşılarında
Görünce: ‘işte bu, derler, allah
Ve resulünün bize vaad ettiği
Zafer
Allah da, resûlü de elbette doğru
Söylemişlerdir.” müminlerin,
Düşman birliklerini görmeleri
Onların sadece, iman ve
Teslimiyetlerini artırdı.
23 – müminlerden öyle yiğitler
Vardır ki allah’a verdikleri sözü
Yerine getirip sadakatlarını ispat
Ettiler.
Onlardan kimi adağını ödedi,
Canını verdi, kimi de şehitliği
Gözlemektedir. onlar verdikleri
Sözü asla değiştirmediler.
24 – allah, böylece sadık
Kalanları, doğruluklarına
Karşılık ödüllendirecek,
Münafıkları da dilerse azaba
Uğratacak veya tövbe nasib edip
Tövbelerini kabul buyuracaktır.
Çünkü allah gafurdur, rahîmdir
(çok affedicidir, merhamet ve
İhsanı boldur). [3,179; 47,31]
25 – allah, o kâfirleri, elleri
Boş olarak, kin ve öfkeleriyle
Geri çevirdi.
Müminlerin savaşmasına hacet
Bırakmadı. herkes anladı ki allah
Pek kuvvetlidir, mutlak galiptir.
26 – o kâfir düşmanlara
İçeriden destek vererek hıyanet
Eden ehl-i kitaptan beni kurayza’yı
Da kulelerinden indirdi ve
Kalplerine korku saldı, bir
Kısmını öldürüp, diğer bir
Kısmını da esir aldınız.
Kurayza yahudilerinin hz.
Peygamberle yaptıkları anlaşmaya
Göre kureyş ve müttefikleri
Medine’ye hücum ederlerse kurayza
Bu saldırıya karşı koyacaktı.
Fakat kurayza savaş ortasında
Hıyanet etti. içeriden
Düşmanları destekledi.
Kuşatmacı düşman çekilince,
Yahudiler hıyanet suçunun
Cezasını çekeceklerini
Beklediklerinden, zaten savaş
Vaziyetine geçip medine
Civarındaki kalelerine
Girmişlerdi. hz. peygamber,
Düşman çekilince, müslümanlar
Daha dinlenmeden kurayza üzerine
Yürüme emri verdi. onları
Kuşatma ise 25 gün kadar sürdü.
Sonunda ensarın önderlerinden sa’d
İbn muaz’ı hakem seçip hükmüne
Razı olacaklarını bildirdiler.
Hz. peygamberin hükmüne razı
Olsalardı, o daha önce benî
Kaynuka yahudi kabilesine
Uyguladığı cezayı uygulardı.
Sa’d onlara kendi tevrat
Şeriatlarının hükmünü
Uyguladı (tesniye, 20,10-15).
Savaşa katılanların
Öldürülmelerine, geride kalan
Kadın, çocuk ve yaşlıların esir
Edilmelerine hükmetti. onlardan 400
Kadar savaşçı öldürülüp
Arazileri müslümanların eline
Geçti.
27 – onların arazilerine,
Yurtlarına, mallarına, hatta sizin
Ayak bile basmadığınız
Topraklara sizi vâris yaptı. allah
Her şeye kadirdir.
28 – ey peygamber, eşlerine de
Ki: ‘eğer dünya hayatını ve
Süsünü istiyorsanız, gelin size
Boşanma bedellerinizi vereyim ve
Sizi güzelce boşayayım.”
29 – ‘yok, eğer allah’ı,
Resulünü ve âhiret mülkünü
İsterseniz, haberiniz olsun ki allah
Sizin gibi iyi hanımlara büyük
Mükâfat hazırlamıştır.”
Sûrenin tefsirinin baş tarafında
Belirttiğimiz gibi, bu tarihlerde,
Yani hicretin 5. yılından sonra,
Müslüman toplumunun maddî
Şartları nisbeten iyileşti.
Ezvac-ı tahirat da bu refahtan
Biraz yararlanmak istediler. hz.
Peygamber isteseydi bunları temin
Ederdi. fakat o zühd prensibini,
Yoksul müslümanların hayat
Standardlarını esas aldığından,
İlahî irşadla buna razı olmadı.
Hatta ciddî bir imtihan geçirdi.
Bu âyetin talimatıyla bütün
Eşlerini boşamak durumu ile
Karşı karşıya geldi. onları ya
Alışageldikleri sade hayata devam,
Ya da boşanma arasında muhayyer
Bıraktı. onlar neticede dünya
Refahını değil, hz. peygamberle
Olan beraberliği tercih ettiler.
30 – ey peygamber hanımları
İçinizden kim çirkinliği
Aşikâr bir günah işlerse, onun
Cezası, iki kat olur. bu, allah’a
Göre kolaydır