Abdulbasit Abdussamed Duhan Suresi Şarkı Sözleri, Sözü ile Dinle


 

Abdulbasit Abdussamed – Duhan Suresi

Duhan suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. ha mım
2. vel kitabil mübiyn
3. inna enzelnahü fı leyletim
Mübaraketin inna künna münzirın
4. fıha yüfraku küllü emrin hakiym
5. emram min ındina inna
Künna mürsiliyn
6. rahmeten mir rabbik innehu
Hüves semiy’ul aliym
7. rabbis semavati vel erdı ve ma
Beynehüma in küntüm mukıniyn
8. la ilahe illa hüve yuhyı ve
Yümiyt rabbüküm ve rabbü
Abaikümül evveliyn
9. bel hüm fı şekkiy yel’abun
10. fertekıb yevme te’tis
Semaü bi dühanim mübiyn
11. yağşen nas haza azabün eliym
12. rabbenekşif annel
Azabe inna mü’minun
13. enna lehümüz zikra ve kad
Caehüm rasulüm mübiyn
14. sümme tevellev anhü ve
Kalu muallemüm mecnun
15. inna kaşifül azib
Kaliylen inneküm aidun
16. yevme nebtışül batşetel
Kübra inna müntekımun
17. ve le kad fetenna kablehüm kavme
Fir’avne ve caehüm rasulün keriym
18. en eddu ileyye ıbadellah
İnni leküm rasulün emiyn
19. ve el la ta’lu alellah innı
Atıküm bi sültanim mübiyn
20. ve innı uztü bi rabbı ve
Rabbiküm en tercumun
21. ve il lem tü’minu lı fa’tezilun
22. fe dea rabbehu enne
Haülai kavmüm mücrimun
23. fe esri bi ıbadı leylen
İnneküm müttebeun
24. vetrukil bahra rahva
İnnehüm cündüm muğrakun
25. kem teraku min cennativ ve uyun
26. ve züruıv ve mekamin keriym
27. ve na’metin kanu fiyha fakihiyn
28. kezalike ve evrasnaha kavmen ahariyn
29. fema beket aleyhimüs semaü vel
Erdu vema kanu münzariyn
30. ve le kad necceyna benı
İsraiyle minel azabil mühiyn
31. min fir’avn innehu kane
Aliyem minel müsrifiyn
32. ve lekadıhternahüm ala
Ilmin alel alemiyn
33. ve ateynahüm minel ayati ma
Fıhi belaüm mübiyn
34. inne haülai le yekülün
35. in hiye illa mevtetünel ula
Ve ma nahnü bi münşeriyn
36. fe’tu bi abaina in
Küntüm sadikıyn
37. e hüm hayrun em kamü tübbeıv
Vellezıne min kablihim ehleknahüm
İnnehüm kanu mücrimiyn
38. ve ma halaknes semavati vel erda
Ve ma beynehüma laıbiyn
39. ma halaknahüma illa bil hakkı ve
Lakinne ekserahüm la ya’lemun
40. inne yevmel fasli
Mıkatühüm ecmeıyn
41. yevme la yuğni mevlen ammevlen
Şey’ev ve la hüm yünsarun
42. illa mer rahımellah innehu
Hüvel aziyzür rahıym
43. inne şeceratez zekkum
44. taamül esiym
45. kel mühl yağlı fil bütun
46. ke ğalyil hamiym
47. huzuhü fa’tiluhü
İla sevail cehıym
48. sümme subbu fevka
Ra’sihı min azabil hamiym
49. zuk inneke entel aziyzül keriym
50. inne haza ma
Küntüm bihı temterun
51. innel müttekıyne
Fı mekamin emiyn
52. fi cennativ ve uyun
53. yelbesune min sündüsiv ve
İstebrakım mütekabiliyn
54. kezali ve zevvecnahüm bi hurin ıyn
55. yed’une fiha bi külli
Fakihetin aminiyn
56. la yezukune fiyhel mevte illel
Mevtetel ula ve vekahüm azabel cehıym
57. fadlem mir rabbik zalike
Hüvel fevzül azıym
58. fe innema yessernahü bi
Lisanike leallehüm yetezekkerun
59. fertekıb innehüm murtekıbun
Meali
44 – duhân sûresi
Mekke döneminin sonuna doğru nazil
Olan sûrelerden olup 59 âyettir.
10. âyetinde geçip ‘duman, gaz”
Mânasına gelen ‘duhan” kelimesi,
Bu sûreye isim olmuştur. baş
Tarafında, müşriklerin başına
Gelecek bazı felaketlerden
Bahsedilir. daha sonra da hz. mûsâ
(a.s.)’ın firavun’a hak dini
Tebliğ etmesi, neticede firavun’un
Boğulup onun ülkesinin bir
Kısmına israiloğullarının
Varis olması, dünya hayatının
Gayesiz olmayıp, hayatın
Âhiretteki büyük hüküm gününe
Doğru ilerlediği, müminler ile
Kâfirlerin akıbetleri bildirilir.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1 – hâ, mîm.
2 – açık olan ve gerçeği
Açıklayan bu kitaba yemin ederim ki;
3 – biz onu kutlu bir gecede
İndirdik. çünkü biz haktan
Yüzçevirenleri uyarırız. [97,1;
2,185]
Müfessirlerin çoğuna göre bu
Kutlu gece kadir gecesidir.
Bazıları ise berat gecesi
Olduğunu söylerler.
4-6 – o, öyle bir gecedir ki her
Hikmetli iş, tarafımızdan bir
Emir ile, o zaman yazılıp
Belirlenir.
Rabbinden bir rahmet olarak hep
Resuller göndermekteyiz. muhakkak
Ki o, her şeyi hakkıyla işitir ve
Bilir.
Emrin hakîm şu iki mânaya gelir:
1.hikmetli, hiçbir yanlışı
Olmayan iş. 2.kesinleşmiş,
Önlenmesi mümkün olmayan iş.
7-8 – yakin, kesin bilgi ve
İtmi’nan peşinde iseniz, bilin ki
O, göklerin, yerin ve ikisi
Arasındaki varlıkların rabbidir.
O’ndan başka tanrı yoktur. hayatı
Veren ve hayatı alıp öldüren de
O’dur. sizin ve daha önce gelmiş
Geçmiş atalarınızın da
Rabbidir.
9 – fakat onlar şüphe
İçindedirler. din gerçekleriyle
Alay edip eğlenirler.
Allah’ı inkâr edenler ve
Müşrikler, fikirlerinde mutaassıp
Olsalar da, zaman zaman
Kuşkulanırlar. zira bu mükemmel
Kâinatın yaratıcısız olması
İmkânsızdır. bu düşünce
Onların inançsızlığını, hiç
Değilse şüpheli hale getirir.
Fakat dünyaya çok bağlı
Olduklarından, şüphelerini ileri
Götürüp imanda karar kılmaktan
Ekseriya mahrum kalırlar.
10-11 – o halde sen göğün,
Bütün insanları saracak olan
Aşikâr bir duman çıkaracağı
Günü gözle. bu, gayet acı bir
Azaptır.
12 – işte o zaman insanlar: ‘ey
Ulu rabbimiz, bizden bu azabı
Kaldır, çünkü artık iman
Ediyoruz.” derler. [6,27; 14,44]
Buradaki ‘duman” iki türlü
Tefsir edilmiştir:
A-kureyş hz. peygambere isyanda
İleri gidince o, yusuf (a.s.)’ın
Yedi kıtlık yılı gibi kıtlığa
Mâruz kalmaları için beddua etti.
Kıtlık oldu. öyle ki köpek
Leşlerini bile yediler.
Peygamberimize gelip, bunun
Kaldırılması için duasını
İstirham ettiler. bu kıtlık
Sırasında, açlığın etkisiyle,
Onlar yer gök arasını duman
Halinde görüyorlardı. b-kıyamet
Alametlerinden olarak doğu –
Batı arasını kaplayacak duman.
13-14 – onlar nerede, iman nerede
Onlar ibret alan, hisse kapan
İnsanlar değil.
Böyle olmadıkları için,
Gerçekleri apaçık anlatan
Peygamber geldiği halde ona
Sırtlarını döndüler de: ‘bu,
Başkaları tarafından bir şeyler
Belletilmiş divanenin biri ”
Dediler.
Müşriklerin iddialarından biri de
Şu idi: ‘muhammed aslında saf bir
İnsan. fakat perde arkasında
Birileri var kendisine
Öğretiyorlar, o da gelip bize
Anlatıyor.” bellidir ki bu
Tutarsız bir iddiadır. çünkü
Böyle bir özel öğretim olsaydı
Onun en yakınında olup devamlı
Temasta bulunduğu hz.hatice,
Hz.ebû bekir, hz. ali, hz. zeyd
(r.anhüm) gibi zatlara bu hal gizli
Kalmazdı. eğer öyle olsaydı,
Bunların bağlılıkları
Sarsılmaz mıydı? oysa bu zatlar,
Hz.peygamber’e (a.s.) en sadık
Olanlardı.
15 – azabı üzerinizden biraz
Kaldıracağız, fakat siz yine eski
Halinize döneceksiniz. [6,28;
23,75; 10,98; 7,88-89]
12. âyetin açıklamasında
Bildirildiği üzere hz.
Peygamber’den dua rica etmeleri
Üzerine o da dua etti. cenab-ı
Allah kıtlığı kaldırdıktan
Sonra, şükür yerine tekrar
İnkârlarına döndüler.
16 – ama o müthiş satvetle
Kendilerini çarpacağımız gün,
Onlardan tam intikam alırız.
[89,21-24; 34,51-54]
17-18 – biz onlardan önce
Firavun’un halkını da imtihan
Ettik, onlara da pek değerli bir
Resul gelip demişti ki: ‘ey
Allah’ın kulları, benim hakkımı
Verin, yani tebliğimi dinleyin;
Çünkü ben size gönderilen
Güvenilir bir elçiyim.
19-21 – sakın allah’a baş
Kaldırmayın, zira ben size
Apaçık bir delil getiriyorum.
Beni taşlayıp öldürmenizden,
Benim de sizin de rabbiniz olan
Allah’a sığınıyorum.
Bana inanmıyorsanız, bari beni
Kendi halime bırakın (bana
Kötülük etmeyin).” [40,6]
22 – onlar kabul etmeyince rabbine
Şöyle yalvardı: ‘ya rabbî, onlar
Suçlu bir güruh (onları sana
Havale ettim, sen onların
Hakkından gel.)”
23-24 – yüce allah buyurdu:
‘mümin kullarımla geceleyin
Çıkıp git. muhakkak ki sizi takip
Edeceklerdir. denizi yarıp
Maiyetini geçirdikten sonra, onu
Olduğu gibi açık bırak. çünkü
Onlar boğulacak bir ordudur.
Başka âyetlerde bildirildiği
Üzere, hz. mûsâ (a.s.) asasını
Denize vurarak, deniz sularının
Yarılmasını sağlamış, kavmi
Rahatça karşıya geçmiş, onları
Takip eden firavun, ordusu ile
Beraber denizde boğulmuştu.
25-27 – geride neler
Bırakmadılar neler … ne bağlar,
Bahçeler, ne pınarlar, ne
Çiftlikler… ne güzel güzel
Konaklar, ne makamlar, içinde
Zevk-u safa sürdükleri ne
Nimetler … [26,59; 7,137]
28-29 – işte böyle oldu sonra
Bütün bunları, başka bir topluma
Miras bıraktık. merhamete lâyık
Olma haklarını kaybettiklerinden,
Perişan hallerine gök de
Ağlamadı, yer de ağlamadı.
Artık onlara yeni bir mühlet de
Verilmedi. [26,59; 7,137]
Hasan el-basrî (r.a.) mirasçı
Toplumun israiloğulları olduğunu
Söyler. katâde ise der ki:
‘bunlar, firavun hanedanlarından
Sonraki toplumlardır. zira
İsrailoğullarının tekrar
Mısır’a döndüklerine dair bilgi
Yoktur.”
30-31 – böylece,
İsrailoğullarını gerçekten
Zelil eden, aşağılayan o
İşkenceden, firavun’un
İşkencesinden kurtardık. doğrusu,
Bu adam, haddini aşan, büyüklük
Taslayan zorbanın teki idi.
Burada mekke müşriklerine şöyle
Bir tehdit sezdirilmektedir:
‘mısır’ın ihtişamlı
Hükümdarını bir kâğıt
Parçası gibi büzüp bir tarafa
Atan allah, sizi de perişan
Edebilir.”
32 – mûsâ’ya bağlı olanları
Da, durumlarını bilerek, o
Devirdeki bütün insanlara üstün
Kıldık.
33 – onlara, açık ve zahir
Nimetleri ortaya koyan nice
Mûcizevî haller verdik.
34-36 – mekke müşrikleri ise,
Derler ki: ‘biz bir kere öldük mü
İş biter, artık dirilmemiz
Mümkün değil. ama siz dirilme
İddianızda tutarlı iseniz, daha
Önce gelip geçmiş atalarımızı
Diriltin de görelim ”
Burada ‘ilk ölüm” var diye,
Daha başka ölümlerin geleceği
Düşünülmemelidir. mesela:
‘falancanın ilk çocuğu dünyaya
Geldi” denildiğinde, o kişinin
Bir çocuğu daha dünyaya geleceği
Değil, sadece o şahsın daha önce
Çocuğu olmayıp ilk çocuğunun
Dünyaya geldiği anlaşılır.
37 – onlar mı daha güçlü
Kuvvetli, yoksa tübba’ halkı ve
Onlardan önceki toplumlar mı?
Belli ki onlar daha güçlü idiler.
Ama ağır suçlar işlediklerinden
İmha ettik onları
Kayser, kisra, firavun: roma, iran,
Mısır hükümdarlarının
Lakapları olduğu gibi yemen
(himyer) hükümdarlarına da
Tübba’ denirdi. m.ö. 115 – m.s.
300 arasında sebe ülkesinde
Hükümran olmuşlardır.
38 – biz gökleri, yeri ve
İkisinin arasındaki varlıkları
Eğlenmek için yaratmadık
39 – evet, onları hak ve
Hikmetle, ciddî maksat ve gayelerle
Yarattık, ama onların çoğu bunu
Anlamazlar.
40 – muhakkak ki bütün
Hesapların görüleceği o karar
Günü, hepsinin buluşacağı
Gündür.
41-42 – o gün dost
Dosta fayda veremez.
Allah’ın merhametine mazhar olanlar
Dışında, kimseye yardım da
Edilmez. o, gerçekten azîzdir,
Rahîmdir (üstün kudret sahibidir,
Merhamet ve ihsanı boldur).
[23,101; 70,10-11]
43-44 – muhakkak ki zakkum ağacı,
Günahkârların yiyeceğidir.
45-46 – kaynar su nasıl
Fokurdarsa, o da erimiş maden gibi
Karınlarında fokurdar.
47-50 – allah zebanîlere: ‘tutun
Onu da, buyurur, cehennemin ta
Ortasına sürükleyin.
Sonra da başının üstünden
Kaynar su dökün ”
Ve deyin ki: ‘tat bakalım
Hani üstündün,
Kudretliydin, asildin ”
İşte hakkında şüphe ve mücadele
Ettiğiniz o gerçek budur. [52,13-15]
51-57 – müttakiler güvenli
Bir makamdadırlar:
Bahçelerde ve pınar
Başlarındadırlar.
İnce ipekten ve parlak atlastan
Elbiseler giymiş olarak
Karşılıklı otururlar.
Hem biz onları güzel gözlü
Hurilerle evlendiririz.
Onlar canlarının çektiği her
Meyveden rahatlıkla isterler.
İlk ölüm dışında artık
Orada ölüm tatmazlar.
Allah kendilerini, tarafından bir
Lütuf eseri olarak cehennem
Azabından korur.
İşte en büyük mutluluk, en
Büyük başarı budur.
58 – biz kur’ân’ı, insanlar iyi
Anlayıp ibret alsınlar diye, senin
Dilinle indirerek anlaşılmasını
Kolaylaştırdık.
59 – o halde neticeyi bekle
Zaten onlar da senin başına bir
Felaket gelmesini can atarak
Beklemektedirler. [58,21; 40,51-52]