Abdulbasit Abdussamed Mearic Suresi Şarkı Sözleri, Sözü ile Dinle


 

Abdulbasit Abdussamed – Mearic Suresi

Mearic suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. seele sailun bi’azabin vakı’ın.
2. lilkafirne leyse lehu dafi’un.
3. minallahi ziylme’arici.
4. ta’ruculmelaiketu verruhu ileyhi
Fiy yevmin kane mikdaruhu hamsiyne
Elfe senetin.
5. fasbir sabren cemiylen.
6. innehum yerevnehu be’ıyden.
7. ve nerahu kariyben.
8. yevme tekunussema’u kelmuhli.
9. ve tekunulcibalu kel’ıhni.
10. ve la yes’elu hamiymun hamiymen.
11. yubassarunehum yeveddulmucrimu
Lev yeftediy min ‘azabi yevmeizin
Bibeniyhi.
12. ve sahıbetihi ve ehıyhi.
13. ve fasıyletihilletiy tu’viyhi.
14. ve men fiyl’ardı
Cemiy’an summe yunciyhi.
15. kella inneha leza.
16. nezza’aten lişşeva.
17. ted’u men edbere ve tevella.
18. ve cema’a feev’a.
19. innel’insane hulika helu’an.
20. iza messehuşşerru cezu’an.
21. ve iza messehulhayru menu’an.
22. illelmusalliyne.
23. elleziynehum ‘ala
Salatihim daimune.
24. velleziyne fiy
Emvalihim hakkun ma’lumun.
25. lissaili velmahrumi.
26. velleziyne
Yusaddikune
Biyevmiddiyni.
27. velleziyne hum min ‘azabi
Rabbihim muşrikune.
28. inne ‘azabe rabbihim
Ğayru me’munin.
29. velleziyne hum lifurucihim hafizune.
30. illa ‘ala ezvacihim ev ma meleket
Eymanuhum feinnehum ğayru melumiyne.
31. femenibteğa verae zalike
Feulaike humul’adune.
32. velleziyne hum liemanatihim
Ve ‘ahdihim ra’une.
33. velleziyne hum
Bişehadatihim kaimune.
34. velleziyne hum ‘ala
Salatihim yuhafizune.
35. ulaike fiy cennatin mukremune.
36. femalilleziyne keferu
Kıbeleke muhtı’ıyne.
37. anilyemiyni ve
‘anişşimali ‘ıziyne.
38. eyatme’u kullumriin minhum en
Yudhale cennete na’ıymin.
39. kella inna halaknahum
Mimma ya’lemune.
40. fela uksimu birabbilmeşarikı
Velmeğaribi inna likadirune.
41. ala en nubeddile hayren minhum
Ve ma nahnu bimesbukıyne.
42. fezerhum yehudu ve yel’adune.
43. yevme yahrucune minel’ecdasi sira’an
Keennehum ila nusubin yufidune.
44. haşi’aten ebsaruhum terhekuhum zilletun
Zalikelyevmulleziy kanu yu’adune.
Meali
70 – meâric sûresi
Mekkede inmiş olup 44 âyettir.
Adını 3. âyetten almıştır.
Zi’l-mearic: yüceler yücesi,
‘dereceler ve makamlar sahibi”
Demektir. sûre mekke kâfirlerinin
Âhireti inkârları ve hz.
Peygamberi yalancı saymalarını
Reddetmeyi esas konu edinmiştir.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1 – biri çıkıp gelecek
Azabı sordu. [22,47; 38,16]
Bir kısım müfessirler ‘azabı
Sordu” anlamı verirken diğer bir
Kısmı ise, seele fiilinin öteki
Mânasını esas alarak ‘azabın
Gelmesini istedi” demişlerdir.
[8,32; 67,24-27; 10,46-48] âyetleri
De bu ikinci mânayı destekler.
Zira kâfirler tehdit edildikleri
Azaba, daha doğrusu peygambere
İnanmadıkları için ‘azap gelsin
De görelim ” demek, kendilerine
Kolay geliyordu.
2 – o azap ki onu, kâfirlerden
Uzaklaştıracak hiçbir kuvvet yoktur.
3 – çünkü bu azap yüceler
Yücesi allah’tan gelecektir.
4 – melekler ve rûh, o’nun
Arş’ına; miktarı ellibin sene
Olan bir günde yükselirler. [32,5;
22,47]
Ruh: cebrail (a.s.)’dır.
5 – o halde sen, müşriklerin
Eziyetlerine güzelce sabret.
Çünkü azabın inmesi
Yaklaşmaktadır.
6-7 – onlar, o günü çok uzakta
Zannediyorlar, ama biz yakın
Olduğunu biliyoruz.
8 – o gün gök erimiş
Maden gibi olur,
9 – dağlar ise atılmış
Rengârenk yünler gibi olur. [101,5]
10-14 – birbirlerine
Gösterildikleri halde hiçbir
Candan dost, dostunun hâlini
Sormaz.
Her mücrim o günkü azaptan
Kurtulmak için fidye olarak
Oğullarını, eşini, kardeşini,
Kendisine sahip çıkan sülalesini,
Hatta dünyada olanların tamamını
Verip de kurtulmak ister. [31,33;
40,18; 23,101; 80,34-37]
15 – lâkin ne mümkün o cehennem
Alev alev yanan bir ateştir.
16 – eli, ayağı, bütün
Uzuvları söküp atar.
17-18 – imana sırtını dönüp
Haktan yüz çevireni, bir de servet
Toplayıp yığan ve hayırda
Harcamayanı o ateş kendine
Çağırır.
19 – gerçekten insan cimri
Olarak yaratılmıştır.
20 – başı derde düştü
Mü sızlanır durur.
21 – ama servet sahibi
Olunca da pinti kesilir.
22-23 – ancak namazlarını devamlı
Kılanlar böyle değildir.
Çünkü bir insanın namaz
Kılması onun allah’a, resulüne,
Âhirete inanıp davranışlarını
Ona göre düzenlediğini gösterir.
24-25 – onlar o kimselerdir ki
Mallarında isteyen ve yoksun
Olanların haklarını ayırırlar.
26 – onlar hesap
Gününü tasdik ederler.
27 – onlar rab’lerinin cezasından
Korkarlar onlar. [23,57; 51,19]
28 – çünkü rab’lerinin
Azabından kimse emin olamaz.
29-30 – onlar edep yerlerini,
Eşleri ve cariyelerinden
Başkasından korurlar. yalnız
Bunlarla münasebeti olanlar
Ayıplanamazlar.
31 – ama bu sınırın ötesine
Geçenler haddi aşmış, zulüm
İşlemiş olurlar.
32 – onlar üzerlerine aldıkları
Emanetlere ve verdikleri sözlere
Riayet ederler.
Emanet: allah’ın kullarına veya
İnsanların birbirlerine güvenerek
Verdikleri şeylerdir. ahid ise:
Allah’ın kulları ile veya
İnsanların birbirleri ile
Sözleşmeleridir. bunlara riayet,
İmanın ayrılmaz vasfıdır.
33 – onlar şahitliklerini
Dürüstçe ifa ederler.
34 – onlar namazlarını
İhtimamla korurlar.
Âyette geçen ‘namazı korumak”
Demek: namazı tam vaktinde eda
Etmek, namazın şartları olan
Maddî ve manevî temizliğe riayet
Etmek; farzlara, vaciplere,
Sünnetlere riayet ederek tadil-i
Erkânla, huşû ile namaz kılmak,
Demektir.
35 – işte bunlar cennetlerde
İkrama nail olacaklar.
36-37 – o kâfirlere ne oluyor ki,
Seninle alay etmek maksadıyla
Sağdan soldan dağınık gruplar
Halinde, boyunlarını uzatarak sana
Doğru koşuyorlar.
38 – onlardan her biri (iman
Etmeden) naîm cennetine yerleşmeye
Mi hevesleniyor?
Kâfirler mütevazı müminlerle
Alay ederlerdi. onları bir şeye
Lâyık görmezlerdi. ‘eğer bir
Cennet varsa, bu adamlar kim, bizden
Önce cennete girmek kim? bu işte
De biz onları mutlaka geçeriz.”
Derlerdi. bundan sonra gelen âyet
Demek istiyor ki: ‘ey müşrikler,
Söyleyin bakalım bu üstünlük
İddianız neye dayanıyor? biz, siz
Dâhil, bütün insanları
Bildiğiniz o nutfeden yaratmadık
Mı?”
Yahut şöyle olabilir: ‘biz bütün
Âdemoğulları gibi bunları da
Yarattık. yani bütün insanlar
Bizim kullarımızdır. bizim
Hükümlerimizden biri de ‘iman
Etmeyen hiç kimse cennete
Giremez” dir. öyleyse iman
Etmeden nasıl olur da, sizden biri
Cennete girmeye heveslenir.
39 – hiç heveslenmesin, hiç
Kimsenin öteki insanlar üzerinde
Böbürlenmeye hakkı olamaz.
Çünkü biz onları da, öbür
İnsanlar gibi, o bildikleri
Nesneden, meniden yarattık. [77,20;
86,5-10]
40-41 – hayır, allah’ın nizamı
Onların sandığı gibi değildir
Doğuların ve batıların rabbine
Yemin ederim ki,
Biz onların yerine kendilerinden daha
Hayırlı insanlar getirmeye kadiriz.
Bizim elimizden kurtulan,
Gücümüzün yetmediği hiçbir
Şey yoktur. [40,57; 75,3-4;
56,60-61]
42 – artık sen onları kendi
Hallerine bırak da, kendilerine
Vaad edilen gün gelinceye kadar
Batıla dalsın, oynasınlar.
43 – o gün onlar kabirlerinden
Çıkıp sür’atle sanki bir hedefe
Varmak istercesine koşarlar.
Âyette geçen nusub, başlıca iki
Türlü tefsir edilir: a-put demek
Olup, müşrikler dünyada
Putlarına nasıl koşarak
Gidiyorlardı ise, o gün hesap
Meydanına da öyle sür’atle
Getirileceklerdir. b-yarış yapan
Koşucular nasıl dikilmiş
Nişanları gözeterek koşarlarsa
Bunlar da hesap meydanına doğru
Hızla koşacaklardır.
44 – gözleri yerde, kendilerini
Baştan aşağı bir zillet
Kaplamış durumdadır.
İşte kendilerine vaad
Edilen gün, bugündür