Abdulbasit Abdussamed Mümtehine Suresi Şarkı Sözleri, Sözü ile Dinle


 

Abdulbasit Abdussamed – Mümtehine Suresi

Mümtehine suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. ya eyyuhelleziyne amenu la
Tettehızu ‘aduvviy ve
‘aduvvekum evliyae tulkune ileyhim
Bilmeveddeti ve kad keferu bima
Caekum minelhakkı yuhricunerresule
Ve iyyakum en tu’minu billahi
Rabbikum in kuntum harectum cihaden
Fiy sebiyliy vebtiğae merdatiy
Tusirrune ileyhim bilmeveddeti ve
Ene a’lemu bima ahfeytum ve ma
A’lentum ve men yef’alhu minkum
Fekad dalle sevaessebiyli.
2. in yeskafukum yekunu lekum
A’daen ve yebsutu ileykum eydiyehum
Ve elsinetehum bissui ve veddu lev
Tekfurune.
3. len tenfe’akum erhamukum ve la
Evladukum yevmelkıyameti yefsılu
Beynekum vallahu bima ta’melune
Basıyrun.
4. kad kanet lekum usvetun hasenetun
Fiy ibrahiyme velleziyne me’ahu iz
Kalu likavmihim inna bureau minkum
Ve mimma ta’budune min dunillahi
Keferna bikum ve beda beynena ve
Beynekumul’adavetu velbağdau illa
Kavle ibrahiyme liebiyhi
Leestağfirenne leke ve ma emliku
Leke minallahi min şey’in rabbena
‘aleyke tevekkelna ve ileyke
Enebna ve ileykelmesıyru.
5. rabbena la tec’alna fitneten
Lilleziyne keferu vağfir lena
Rabbena inneke entel’azizül hakim.
6. lekad kane lekum fiyhim usvetun
Hasenetun limen kane yercullahe
Velyevmel’ahıre ve men yetevelle
Feinnallahe huvelğaniyyulhamiydu.
7. ‘asallahu en yec’ale beynekum
Ve beynelleziyne ‘adeytum minhum
Meveddeten vallahu kadiyrun vallahu
Ğafurun rahıymun.
8. la yenhakumullahu ‘anilleziyne
Lem yukatilukum fiyddiyni ve lem
Yuhricukum min diyarikum en
Teberruhum ve tuksitu ileyhim
İnnallahe yuhıbbulmuksitıyne.
9. innema yenhakumullahu
‘anilleziyne katelukum fiydiyni ve
Ahrecukum min duyarikum ve zaheru
‘ala ıhracikum en tevellevhum ve
Men yetevellehum feulaike
Humuzzalimune.
10. ya eyyuhelleziyne amenu iza
Caekumulmu’minatu muha ciratin
Femtehınuhunne allahu a’lemu
Biiymanihinne fein ‘alimtumuhunne
Mu’minatin fela terci’uhunne
İlelkuffari la hunne hıllun lehum
Ve la hum yehıllune lehunne ve
Atuhum ma enfeku ve la cunaha
‘aleykum en tenkıhuhunne iza
Ateytumuhunne ucurehunne ve la
Tumsiku bi’ısamilkevafiri ves’elu
Ma enfaktum velyes&elu ma enfeku
Zalikum hukmullahi yahkumu beynekum
Vallahu ‘aliymun hakuymun.
11. ve in fatekum şey’un min
Ezvacikum ilelkuffari fe’akabtum
Featulleziyne zehebet ezvacuhum
Misle ma enfeku vettekullahelleziy
Entum bihi mu’minune.
12. ya eyyuhennebiyyu iza
Caekelmu’minatu yubayı’neke ala en
La yuşrikne billahi şey’en ve la
Yesrıkne ve la yezniyne ve la
Yaktulne evladehunne ve la yet’tiyne
Bibuhtanin yefteriynehu beyne
Eydiyhinne ve erculihinne ve la
Ya’sıyneke fiy ma’rufin
Febayı’hunne vestağfir
Lehunnallahe innallahe ğafurun
Rahıymun.
13. ya eyyuhelleziyne amenu la
Tetevellev kavmen ğadıballahu
‘aleyhim kad yesiu minel’ahıreti
Kema yeiselkuffaru min
Ashabilkuburi.
Meali
60 – mümtehine sûresi
Medine döneminde inmiş olup 13
Âyettir. adını ‘imtihan edilen
Kadın” anlamına gelen 10.
Âyetten almıştır. sûrenin esas
Konusu müslümanlarla, müslüman
Olmayanların ilişkileri, islâm
Düşmanlarıyla dostluk kurmanın
Yasaklığı hakkındadır. son
Kısımda, islâm’ı kabul
Ettiğini bildirip müslümanların
Saflarına girmek isteyen gayr-i
Müslim kadınların,
Samimiyetlerini tesbit etmek
Gayesiyle denenmeleri
Emredilmektedir. hudeybiye
Anlaşması ile mekke’nin fethi
H.6-8 (m. 628-630) arasında indiği
Anlaşılıyor.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1 – ey iman edenler benim de sizin de
Düşmanlarınızı dost edinmeyin.
Onlar size gelen gerçeği reddettikleri
Halde, siz onlara sevgi sunuyorsunuz.
Resûlullahı ve sizi, sırf
Rabbiniz olan allah’a
İnandığınız için,
Vatanınızdan kovuyorlar.
Siz benim yolumda cihad etmek ve
Benim rızamı kazanmak için
Yurdunuzdan çıkarılmayı göze
Aldıysanız, nasıl olur da onlara
Sevgi gösterip sır verirsiniz?
Hâlbuki ben sizin gizlediğiniz ve
Açıkladığınız her şeyi bilmekteyim.
Doğrusu içinizden kim bunu
Yaparsa, artık doğru yoldan
Sapmış olur. [5,51-57; 3,28;
4,144]
Kureyşliler hudeybiye
Antlaşmasını çiğneyince hz.
Peygamber (a.s.) mekke’yi fethetme
Hazırlıklarına başladı. yalnız
Bu hedefini ashabdan birkaç kişi
Dışında kimseye
Hissettirmemişti. hatıb b. ebî
Beltea (r.a) nasılsa bunu
Öğrenmiş ve mekke’ye giden bir
Cariye ile çok gizli kaydı ile
Mektup göndermişti. allah teâla
Hz. peygamber (a.s.)’a bunu
Bildirdi. o da abdullah ibn zübeyr
İle mikdad (r.a)’ı gönderip
‘medineden 40 km. kadar mesafede
Bulacakları kadından” mektubu
Almalarını istedi. getirdikleri
Mektupta mekkeye sefer hazırlığı
Bildiriliyordu. peygamberimiz
Hatıb’a sebebini sorunca o: ‘ya
Resulellah, ben küfre sempati
Duyduğumdan değil, ama ailem
Orada, mekke’de onları koruyacak
Akrabalarım da yok. bu
Davranışımı gözönünde
Bulundurarak kureyşliler aileme
Sıkıntı vermezler ümidiyle bu
İşi yaptım” dedi. öldürmek
İsteyen hz. ömer’e (r.a), efendimiz
Şöyle dedi: ‘hâtıb, bedir’e
Katılanlardandır. allah’ın bedir
Savaşına katılanlara nazar
Buyurup ‘ben sizleri affettim,
Demediğini kim biliyor?” hz.
Peygamber onu affetmekle beraber,
Sebep ne olursa olsun, küfre
Yardım yerine geçecek bir
Davranışın kesin haram olduğunu
Bildirmiştir
2 – eğer size karşı ellerine
Bir fırsat geçerse, size düşman
Kesilirler.
Ellerini de, dillerini de size
Fenalık etmek için uzatırlar ve
Sizin de kâfir olmanızı cân-u
Gönülden isterler.
3 – ne hısımlarınızın, ne de
Evlatlarınızın kıyamet günü
Size faydası olmaz. allah kıyamet
Günü aranızda hükmeder, itaat
Edenleri cennete, kâfir ve âsileri
Cehenneme gönderir. allah
Yaptığınız her şeyi görür.
4 – ibrâhim’de ve onunla beraber
Olanlarda size güzel bir örnek
Vardır: hani onlar hemşehrilerine
Şöyle demişlerdi: bizim, ne
Sizinle, ne de allah’tan başka
İbadet ettiğiniz şeriklerinizle
Hiç bir ilişiğimiz
Kalmamıştır. siz allah’ın tek
İlah olduğuna inanmadıkça, biz
Sizi reddediyor, bizimle sizin
Aranızda ebedi olarak düşmanlık
Ve nefret meydana geldiğini ilan
Ediyoruz.
Ne var ki ibrâhim’in babasına:
‘senin için rabbimden af
Dileyeceğim. bununla beraber,
Allah’ın senin hakkında dilediği
Hiç bir şeyi önlemem mümkün
Değildir.” demesi başka. onun ve
Beraberinde olanların duası
Şudur: ‘ey yüce rabbimiz yalnız
Sana güvenip dayandık, sana
Yöneldik ve sonunda da senin
Huzuruna varacağız. [19,47;
26,86-87; 9,113-114]
5 – ‘ey ulu rabbimiz, bizi
Kâfirlere deneme konusu kılma,
Affet bizi. çünkü sen azîz ve
Hakîmsin (mutlak galip, tam hüküm
Ve hikmet sahibisin).
Müminlerin kâfirlere deneme konusu
(fitne) kılınması şu şekillerde
Olabilir:
1.kâfirlerin hâkim ve galip olup
Müminleri dinden uzaklaştırmak
İçin baskı ve işkence
Uygulamaları. 2.müminlere galebe
Sağlamaları sebebiyle kâfirler
Kendilerini üstün görüp ‘islâm
Hak din olsaydı, gerçeklere
Dayansaydı müslümanlar böyle
Perişan olmazlardı.” diye kendi
İnkârlarını doğru bulmaları.
3.kâfirler baskı sonucunda
Müminleri tavizlere sevkedip,
İslamî ahlâk ve faziletlerinden
Uzaklaştırarak, başka insanlara
Alay konusu yapmaları.
6 – onlarda sizin için, allah’a
Ve âhiret gününe kavuşmayı arzu
Edenler için güzel bir örnek
Vardır. ama kim de aksine giderse
Bilsin ki allah ganî ve hamîddir
(hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, her
Türlü hamd ve övgü o’na
Mahsustur).
7 – umulur ki allah sizinle
Düşmanlarınız arasında bir
Sevgi ve yakınlık kurar. çünkü
Allah herşeye kadirdir. allah
Gafurdur, rahîmdir. [3,103; 8,63;
60,1; 5,57]
4. âyet, kâfir akrabalarla
İlişkilerin kesilmesini istemişti.
Müminler bunu uygulamışlardı.
Fakat bunun onlara zor geldiğini
Allah teâla elbette biliyordu.
Bundan ötürü, dürüst ve
İhlaslı müminlerin akrabaları ile
Olan düşmanlıklarının sevgiye
Dönüşeceğini allah teâla
Müjdeledi. çok geçmeden mekke’nin
Fethi ile bu müjde gerçekleşti.
8 – dininizden ötürü sizinle
Savaşmayan, sizi yerinizden,
Yurdunuzdan etmeyen kâfirlere
Gelince, allah sizi, onlara iyilik
Etmeden, adalet ve insaf gözetmeden
Menetmez. çünkü allah âdil
Olanları sever.
Bu âyet müslümanlarla mekke
Müşriklerinin ilişkilerinin son
Derece gergin olduğu sırada
İnmiştir. buna rağmen iyiliği,
İnsaf ve adaleti emretmesi, oldukça
Dikkate değer.
9 – allah sadece, dininizden
Ötürü sizinle savaşan, sizi
Yerinizden yurdunuzdan kovan ve
Kovulmanıza destek veren kâfirleri
Dost edinmenizi meneder. her kim
Onları dost edinirse, işte onlar
Zalimlerin ta kendileridir.
Kâfirlerle ilişkileri kesmek, her
Türlü alâkayı kesmek anlamına
Gelmez. bu âyet açıklıyor ki
İlişki kesmenin sebebi, kâfir
Olmaları değil, müminlere zulüm
Ve işkence uygulamalarıdır.
Müslümanlara düşmanlık etmeyen
Gayr-i müslimlere iyi davranmak
Gerekir. nitekim hz. ebû bekir’in
Hanımı kuteyle kâfir idi.
Hudeybiye anlaşmasından sonra
Kızını görmek üzere medine’ye
Geldiğinde kızı esma: ‘annemle
Görüşeyim mi?” diye sorunca
Efendimiz: ‘evet, hem de ona iyi
Davran” demiştir. müslümanın
Gayr-i müslim muhtaçlara yardımda
Bulunmasına hiç mani yoktur.
10 – ey iman edenler mümin
Hanımlar size katılmak üzere
Hicret etmiş olarak geldiklerinde
Onları imtihan edin. gerçi allah
Onların imanlarını pek iyi bilir.
Ama siz de onların mümin
Olduklarını anlarsanız, artık
Onları kâfirlere geri
Göndermeyin. bundan böyle bu
Hanımlar kâfir kocalarına, kâfir
Kocaları da bu hanımlara helal
Olmazlar.
Bununla beraber kocalarına da
Vermiş oldukları mehirleri, siz
İade ediniz. kendilerine mehirlerini
Vererek bu kadınlarla evlenmenizde
Bir sakınca yoktur. kâfir
Kadınları nikâhınızda
Tutmayın. onlara harcadığınız
Mehri, varacakları kâfir
Kocalarından isteyin. kâfirler de
İslama girip sizinle evlenen
Eşlerine sarfetmiş oldukları
Mehri sizden geri istesinler.
Allah’ın hükmü budur. aranızda o
Hükmeder. zira allah her şeyi
Hakkıyla bilir, tam hüküm ve
Hikmet sahibidir.
Hudeybiye anlaşmasına göre
İslâmı kabul edip medine’ye
Gelecek olanların mekke
Müşriklerine geri gönderilmeleri
Gerekiyordu. fakat bir müslüman
Hanım, kâfir kocasının nikâhı
Altında kalamayacağından âyet
Onları koruyor, ancak gelişlerinin
Kocadan kurtulmak değil, sırf
Dinlerini kurtarmak gayesiyle
Olduğunu teyid etmelerini şart
Koşuyordu. hudeybiye anlaşmasına
Göre mekke’den medine’ye giden
Müminler mekkeye geri
Gönderileceklerdi. fakat anlaşma
Metninde herhangi bir kişi değil,
Recul kelimesi kullanıldığından,
Bu sadece erkekleri kapsıyordu.
Onun için ukbe b. ebî muayt’ın
Kızı ümmü gülsüm hicret edip
Medineye gelince kardeşleri onu
Geri istemişler, peygamberimiz
Recul kaydını hatırlatarak geri
Vermemiş, onlar da hiçbir itirazda
Bulunamamışlardı.
11 – eğer eşlerinizden biri
Dinden dönüp kâfirlere kaçar da,
Sonra yaptığınız savaşta siz
Galip gelirseniz, eşleri gitmiş
Olan kocalara ganimet malından,
Harcadıkları mehir kadar verin.
İnandığınız allah’a karşı
Gelmekten sakının.
12 – ey peygamber mümin hanımlar:
Allah’a hiç bir sûrette ortak
Tanımamak hırsızlık yapmamak,
Zina etmemek, çocuklarını
Öldürmemek, hiç yoktan yalan
Uydurup iftira atmamak,
Bulduğu bir çocuğu, kocasına
İsnat etmemek veya gayr-ı meşrû
Bir çocuk dünyaya getirip onu
Kocasına mal etmemek,
Senin kendilerine emredeceğin
Meşrû olan herhangi bir konuda
Sana karşı gelmemek
Hususlarında sana biat etmeye
Geldiklerinde, sen de onların
Biatlarını kabul et ve onlar için
Allah’tan af dile. çünkü allah
Gafurdur, rahîmdir (affı ve
İhsanı boldur).
Bu âyet mekkenin fethi günü
İnmiş, erkeklerden sonra
Kadınlardan da biat alınmıştır.
Çocuk öldürmekten maksat: ‘kız
Çocuklarını öldürüp gömmek”
Tir.
Meşrû bir hususta: senin onlardan
İstediğin meşrû bir şey, yahut
Nehyedeceğin bir münker hususunda
Demektir. resulullahın meşrû
Olmayan bir şeyi istemeyeceği
Kesin olduğu halde böyle
Buyurulması, müminlere ‘halık’a
İsyan olan hiç bir işte mahlûka
İtaat edilmez.” kuralını
Hatırlatmak içindir.
13 – ey iman edenler allah’ın
Kendilerine gazab ettiği bir
Güruhu dost edinmeyin.
Onlar ki ölüp kabre giren bir
Kâfir nasıl âhiret mutluluğundan
Ümidini kesmişse, kendileri de
Âhiretten öyle ümitlerini
Kesmişlerdir.
Verdiğimiz meale göre, burada bir
Kısım yahudilere ima edilmektedir.
Onların âhiretten ümitsizlikleri,
Ya âhireti kabul etmeyişleri,
Âhirete iman etmemeleri
Sebebiyledir yahut tevratta
Geleceği bildirilen ve risaleti
Kesin olan hz. peygamber (a.s.)’ı
İnkâr etmeleri sebebiyle, bunun
Mutlaka böyle bir cezasının
Olacağını bildiklerinden
Olabilir.
Diğer muhtemel meal şöyle
Olabilir: ‘o kimseleri dost
Edinmeyin ki allah onlara gazap
Etmiş, âhiretten ümidi kesmişler
Ve kâfirler, mezara girenlerden
Nasıl ümitlerini kesmişlerse,
Onlar da âhiretten öylece
Umutlarını kesmişlerdir.”