Abdulhadi Kanakeri Kalem Suresi Şarkı Sözleri, Sözü ile Dinle


 

Abdulhadi Kanakeri – Kalem Suresi

Kalem suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. nun velkalemi ve ma yesturune.
2. ma ente binı’meti
Rabbike bimecnunin.
3. ve inne leke leecren ğayre memnunin.
4. ve inneke le’ala
Hulukın ‘azıymin.
5. fesetubsıru ve yubsırune.
6. bieyyikumulmeftunu.
7. inne rabbeke huve a’lemu bimen
Dalle’an sebiylihi ve huve a’lemu
Bilmuhtediyne.
8. fela tutı’ılmukezzibiyne
9. veddu lev tudhinu feyudhinune.
10. ve la tutı’ kulle hallafin mehiyni.
11. hemmazin meşşain binemiymin.
12. menna’ın lilhayri mu’tedin esiymin.
13. ‘utullin ba’de zalike zeniymen.
14. en kane za malin ve beniyne.
15. iza tutla ‘aleyhi ayatuna
Kale esatıyrulevveliyne.
16. senesimuhu ‘alelhurtumi.
17. inna belevnahum kema belevna
Ashabelcenneti iz aksemu leyasri
Munneha musbihıyne.
18. ve la yestesnune.
19. fetafe ‘aleyha taifun min
Rabbike ve hum naimune.
20. feasbehat kessariymi.
21. fetenadev musbihıyne.
22. eniğdu ‘ala harsikum
İn kuntum sarimiyne.
23. fentaleku ve hum yetehafetune.
24. en la yedhulennehelyevme
‘aleykum miskiynun.
25. ve ğadev ‘ala hardin kadiriyne.
26. felemma reevha kalu inna ledallune.
27. bel nahnu mahrumune.
28. kale evsetuhum elem ekul
Lekum levha tusebbihune.
29. kalu subhane rabbina
İnna kunna zalimiyne.
30. feakbele ba’duhum ‘ala
Ba’dın yetelavemune.
31. kalu ya veylena inna
Kunna tağıyne.
32. ‘asa rabbuna en yubdilena hayren
Minha inna ila rabbina rağıbune.
33. kezalikel’azabu ve
Le’azabul’ahıreti ekberu lev kanu
Ya’lemune.
34. inne lilmuttekıyne ‘ınde
Rabbihim cennatin ne’ıymi.
35. efenec’alulmuslimiyne kelmucrimiyne.
36. ma lekum keyfe tahkumune.
37. emlekum kitabun fiyhi tedrusune.
38. inne lekum fiyhu lema tehayyerune.
39. em lekum eymanun ‘aleyna
Baliğatun ila yevmilkıyameti inne
Lekum lema tahkumune.
40. selhum eyyuhum bizalike ze’ıymun.
41. emlehum şureka’u felye’tu
Bişurekaihim in kanu sadikıyne.
42. yevme yukşefu ‘an sakın ve
Yud’avne ilessucudi fela yestetıy’une.
43. haşi’aten ebsaruhum terhekuhum
Zillefun ve kad kanu yud’avne
İlessucudi ve lum salimune.
44. fezerniy ve men yukezzibu
Bihazelhadiysi senestedricuhum min
Haysu la ya’lemune.
45. ve umliy lehum inne keydiy metiynun.
46. em tes’eluhum ecren fehum
Min mağremin muskalune.
47. em ‘ındehumulğaybu
Fehum yektubune.
48. fasbir lihukmi rabbike ve la tekun
Kesahıbilhuti iz nada ve huve mekzumun.
49. levla en tedarekehu nı’metun
Min rabbihi lenubize bil’arai ve
Huve mezmumun.
50. fectebahu rabbuhu
Fece’alehu minessalihıyne.
51. ve in yekadulleziyne keferu
Leyuzlikuneke biebsarihim lemma
Semi’uzzikre ve yekulune innehu
Lemecnunun.
52. ve ma huve illa zikrun lil’alemiyne.
Meali
68 – kalem sûresi
Mekkede inmiş olup 52 âyettir.
Adını 1. ayette geçen
El-kalem’den almıştır. bu sûre
Hz. peygamber aleyhinde
Müşriklerin ileri sürdükleri
Bazı iddiaları çürütüp onun
Nübüvvetini ispatlar. bunun
Başlıca delilinin, onun mükemmel
Ahlâkı olduğunu vurgular.
Gerçekten hayat boyunca güzel
Ahlâkın bütün dallarında
Mükemmel olmak, pek büyük bir
Mûcizedir. ayrıca inkâr ve
Nankörlüğün sonucu, bahçe
Sahiplerinin kıssası ile
Bildirildikten sonra, allah
Teâlanın âhirette müminler ile
Kâfirlere hazırladığı âkıbet
Anlatılır.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1 – nûn. kalem ve ehl-i kalemin
Satırlara dizdikleri ve dizecekleri
Şeyler hakkı için:
Tabiin imamlarından mücahid’e
Göre kalemden maksat ‘kendisiyle
Kur’ân yazılan kalem”, onunla
Yazılan şey ise kur’ân’dır.
2 – rabbinin lütfuyla,
Deli değilsin.
3 – hem senin ecrin, mükâfatın hiç
Kesilmez [11,108; 95,6; 41,8]
4 – ve sen pek yüksek bir
Ahlâk üzerindesin [33,21]
Hz. peygamber (a.s.)’ın
Ahlâkından bahsetmesi
İstendiğinde hz. aişe (r.a)
Mümkün olan en ideal cevabı
Şöyle vermişti: ‘onun ahlâkı
Kur’ân’dan ibaret idi.” maksadı
Şu idi: ‘kur’ân hangi âdabı
Öğretiyorsa onları uygulardı.”
5 – yakında göreceksin,
Onlar da görecekler.
6 – hanginizde imiş o
Dertler, o delilikler.
7 – senin rabbin şüphesiz pek
İyi bilir: allah yolundan sapanlar
Kimdir ve o’nun yolunu tutanlar
Kimdir.
8 – o halde, hakkı yalan
Sayanların, sözlerine sakın uyma.
9 – isterler ki sen gevşeyesin. o
Zaman kendileri de yumuşasın.
10-16 – sakın uyma: servet ve
Hanedan sahibi diye, o bol bol yemin
Eden, değersiz adama
O gammaz, söz gezdiren, hayrın
Önünü kesene, o saldırgana,
Günaha dadanmışa
Şerefsiz, kaba, bir de soysuz
Olana. kendisine âyetlerimiz
Okunduğunda ‘bu eski insanların
Masalları ” diyene, yakında onun
Burnunu dağlayıp damga basarız.
[74,11-26; 6,25; 8,31; 46,17]
Hz. peygamber (a.s.)’ın
Karşısına böyle azgınca
Çıkanların burunlarının
Sürtüleceğini bildiren bu
Âyetlerle yüce allah onların
İstikbaldeki perişan hallerini
Haber vermektedir. zahirî
Şartlarda beklenmeyen bu zafer,
Ancak kaderlere hükmeden allah’ın
Bildirmesi ile olabilir.
17-18 – biz tıpkı o bahçe
Sahiplerini sınadığımız gibi,
Bunları da sınadık.
Onlar sabah erken mahsülü
Devşireceklerini yeminle
Pekiştirip kesin söylemiş,
(inşaallah dememiş), allah’ın
İznine bağlamamışlardı. ayrıca
Fakirlerin payını
Düşünmemişlerdi.
19-20 – fakat onlar henüz uykuda
İken, rabbin tarafından gönderilen
Bir afet bahçeyi kapladı. bahçe
Sabahleyin siyah kül haline
Geliverdi.
21-22 – onlarsa olup bitenden
Habersiz, neşeli neşeli
Birbirlerine seslendiler: ‘haydi,
Mâdem devşireceksiniz, çabuk
Ekininizin başına ”
23-24 – hemen yola koyuldular. bir
Taraftan da aralarında şöyle
Fiskos ediyorlardı: ‘sakın, bugün
Yanımıza fakir fukara gelmesin,
Onların bahçeye girmelerine hiç
İmkân vermeyin ”
25 – yoksulları engelleme
Azmi içinde ilerlediler.
26 – bahçeyi görünce: apışıp
Kaldılar. ‘galiba yolu
Şaşırdık, yanlış yere
Geldik ” dediler.
27 – çok geçmeden işi
Anlayınca: ‘hayır dediler,
Doğrusu felakete uğramışız ”
28 – en insaflıları ise: ‘ben
Size allah’ı zikretmenizi
Söylememiş miydim ” dedi.
29-30 – bunun üzerine
‘sübhansın ya rabbenâ, her
Türlü noksandan uzaksın doğrusu
Biz kendimize zulmetmişiz ”
Deyip, birbirlerini kınamaya
Başladılar.
31 – ‘yazıklar olsun bize, ne
Azgın kimseler mişiz ”
32 – ola ki rabbimiz bize onun
Yerine daha hayırlısını verir.
Biz rabbimizin rahmetini arzu
Ediyor, ona dönüyoruz.”
33 – azap böyledir işte
Âhiretteki azap ise daha
Müthiştir. keşke bunu bir
Bilselerdi
34 – allah’ı sayan, haramlardan
Sakınan müttakilere ise rab’leri
Nezdinde naîm cennetleri vardır.
35 – biz hiç, allah’a itaat ve
Teslimiyet gösterenleri
Mücrimlerle bir tutar mıyız?
36 – neyiniz var, nasıl olur da
Böyle bir şey iddia edebilirsiniz?
Ne biçim hüküm veriyorsunuz
Öyle?
37 – yoksa size ait bir kitap var
Da bu kabil bilgileri oradan mı
Okuyorsunuz?
38 – onda ‘siz neyi tercih
Ederseniz size verilir” diye bir
Bilgi mi buluyorsunuz?
39 – yoksa ‘neye hükmederseniz o
Yerine getirilir” diye, kıyamete
Kadar geçerli olacak size yeminle
Verilmiş sözümüz mü var?
40 – sor bakalım onlara:
‘böylesi bir iddiayı savunacak
Kimse var mı aralarında?
41 – yoksa güvendikleri
Şerikleri mi var?” iddialarında
Tutarlı iseler getirsinler de
Görelim o ortakları
42 – o gün işler son derece
Güçleşir, paçalar tutuşur.
Bütün insanlar secdeye dâvet edilir,
Fakat kâfirler secde edemezler.
43 – gözleri yerde, kendilerini
Zillet kaplamıştır. halbuki
Dünyada bedenleri sağlam, azaları
Salim iken de secdeye dâvet
Edilirler, ama bunu yapmazlardı.
44-45 – o halde sen bu şerefli sözü,
Kur’ân’ı yalan sayanı bana bırak
Biz onları, bilmedikleri, farkına
Varmadıkları bir yerden, yavaş
Yavaş azaba yaklaştırırız. ben
Onlara mühlet veriyorum doğrusu
Benim düzenim, tuzağım pek
Sağlamdır. [23,55-56; 6,44;
3,196-197; 7,182-183]
Farkına vardırmadan azaba
Sürüklemenin bir şekli de şudur:
Azgın, zalim birine dünyada
Sağlık, mal mülk, aile
Mutluluğu, çocuklar, başarı gibi
Nimetler verilir. böylece
Kendisinde hiç bir eksiklik, hata
Ve yanılma olmaksızın zulüm ve
İsyanında devam eder. bu nimetlerin
Kendisi için lütuf değil, imtihan
Ve felaket sebebi olduğunun
Farkına varmaz.
46 – yoksa sen onlardan bu risalet
Hizmetinden ötürü bir ücret
İstiyorsun da onlar cereme
Ödemekten ezilmişler mi?
47 – yoksa gayb kitabı yanlarında da,
Onlar oradan mı yazıp duruyorlar?
48 – sen rabbinin hükmünü
Sabırla bekle ve balığın
Yoldaşı olan zat gibi olma hani o
Dertli dertli rabbine
Yalvarmıştı: [21,87-88;
37,143-144]
Hz. yunus (a.s.) balığın içinde
İken, bütün dünyevî kuvvetleri,
Bütün sebepleri terkedip, onların
Dizginlerini elinde tutan allah’a
Yönelerek: ‘senden başka ilah
Yok sen yüceler yücesisin,
Bütün eksiklerden münezzehsin.
Ama ben gerçekten kendisine
Zulmedenlerden biri oldum” zikrine
Devam etmişti.
49 – şayet rabbinden gelen bir
Lütuf onun imdadına yetişmeseydi,
Kınanmaya müstahak bir vaziyette,
Deniz tarafından karaya
Atılırdı
50 – ama rabbi, kendisini seçti de onu en
İyi, en has kullarından kıldı.
51 – o kâfirler zikri
(kur’ân’ı) işittikleri zaman,
Hırslarından nerdeyse seni
Bakışlarıyla kaydıracak, âdeta
Gözleriyle yiyecekler ve o
‘delinin teki ” derler.
52 – delilik nerede, o nerede?
Kur’ân’ın hiç delilikle ilgisi mi
Olur? kur’ân olsa olsa, sadece
Bütün insanlara bir derstir.