Abdulhadi Kanakeri Secde Suresi Şarkı Sözleri, Sözü ile Dinle


 

Abdulhadi Kanakeri – Secde Suresi

Secde suresi
1. elif lam mim
2. tenziylül kitabi la raybe
Fiyhi mir rabbil alemiyn
3. em yekulunefterah bel hüvel
Hakku mir rabbike li tünriza kavmem
Ma etahüm min neziyrim min kablike
Leallehüm yehtedun
4. allahüllezı halekas semavati
Vel erda ve ma beynehüma fı
Sitteti eyyamin sümmesteva alel
Arş ma leküm min dunihı miv
Veliyyiv ve la şefiy’ efela
Tetezekkerun
5. yüdebbirul emra mines semai ilel
Erdı sümme ya’rucü ileyhi fı
Yevmin kane mıkdaruhu elfe senetim
Mimma teuddun
6. zalike alimül ğaybi veş
Şehadetil aziyzür rahıym
7. ellezı ahsene külle şey’in halekahu
Ve bedee halkal insani min tıyn
8. sümme ceal neslehu min
Sülaletim min maim mehiyn
9. sümme sevvahü ve nefeha fiyhi
Mir ruhıhı ve ceale lekümüs
Sem’a vel ebsara vel efideh kaliylem
Ma teşkürun
10. ve kalu e iza dalelna fil erdı
E inna le fı halkın cediyd bel
Hüm bi likai rabbihim kafirun
11. kul yeteveffaküm melekül
Mevtillezı vükkile biküm sümme
İla rabbiküm türceun
12. ve lev tera izil mücrimune
Nakisu ruusihim ınde rabbihim
Rabbena ebsarna ve semı’na
Fercı’na na’mel salihan inna
Mukınun
13. ve lev şi’na le ateyna külle
Nefsin hüdaha ve lakin hakkal
Kavlü minnı le emleenne cehenneme
Minel cinneti ven nasi ecmeıyn
14. fe zuku bi ma nesiytüm likae
Yevmiküm haza inna nesiynaküm ve
Zuku azabel huldi bi ma küntüm
Ta’melun
15. innema yü’minü bi
Ayatinellezine iza zükkiru biha
Harru süccedev ve sebbehu bi hamdi
Rabbihim ve hüm la yestekbirun
16. tetecafa cünubühüm anil
Medaciı yed’une rabbehüm havfev ve
Tameav ve mimma razaknahüm
Yünfikun
17. fe la ta’lemü nefsüm ma uhfiye
Lehüm min kurrati a’yün cezaem bi
Ma kanu ya’melun
18. e femen kane mü’minen ke men
Kane fasika la yestevun
19. emmelleziyne amenu ve amilus
Salihati fe lehüm cennatül me’va
Nüzülem bi ma kanu ya’melun
20. ve emmellezıne feseku fe
Me’vahümün nar küllema eradü ey
Yahrucu minha üıydu fiyha ve
Kıyle lehüm zuku azaben narillezı
Küntüm bihı tükezzibun(15. ayet
Secde ayetidir.)
21. ve le nüziykanehüm minel
Azabil edna dunel azabil ekberi
Leallehüm yarciun
22. ve men azlemü mimmem zükkira
Bi ayati rabbihı sümme a’rada anha
İnna minel mücrimiyne müntekımun
23. ve le kad ateyna musal kitabe fe
La tekün fı miryetim mil likaihı
Ve cealnahü hüdel li benı israiyl
24. ve cealna minhüm elmmetey
Yehdune bi emrina lemma saberu ve
Kanu bi ayatina yukınun
25. inne rabbeke hüve yafsılü
Beynehüm yevmel kıyameti fiyma
Kanu fıhi yahtelifun
26. e ve lem yehdi lehüm kem
Ehlekna min kablihim minel kuruni
Yemşune fı mesakinihim inne fı
Zalike le ayat e fe la yesmeun
27. e ve lem yerav enna nesukul mae
İlel erdıl cüruzi fe nuhricü
Bihı zer’an te’kili mihü
En’amühüm ve enfüsühüm e fe la
Yübsırun
28. ve yekulune meta hazal fethu
İn küntüm sadikıyn
29. kul yevmel fethı la yenfeullezıne
Keferu iymanühüm ve la hüm yünzarun
30. fe a’rıd anhüm ventezır
İnnehüm müntezırun
Meali
32 – secde sûresi
Mekke’de indirilmiş olup 30
Âyettir. 15. âyetinde, âyetleri
Dinleyen müminlerin secdeye
Kapandığını ifade etmesinden
Ötürü bu sûreye secde sûresi
Denilmiştir. bu âyet, tilavet
Secdesi âyetlerindendir.
Sûrenin gayesi, iki bölüm halinde
Yer almıştır. birincisi:
Kur’ân’ın, allah’ın sözü olup,
Onu kabul edenlerin ve etmeyenlerin
Akıbetlerini bildirmek. ikincisi:
Hz. mûsa (a.s.)’a da böyle bir hak
Kitap verilerek
İsrailoğullarının doğru yola ve
Zafere ulaştırılması. sûre,
Âhirette gerçekleşecek bazı
Durumlar bildirip, müminleri
Müjdeleyerek sona erer.
Bismillâhirrahmânirrahîm
1 – elif, lâm, mîm.
2 – bu kitabın, âlemlerin rabbi
Tarafından indirildiğinde hiçbir
Şüphe yoktur.
3 – yoksa: ‘onu uydurdu” mu diyorlar?
Bilakis, o gerçeğin ta kendisidir.
Senden önce kendilerini uyaran
Hiçbir peygamber gelmemiş olan bir
Toplumu, doğru yolu bulmaları
Ümidiyle uyarman için
Rabb’in tarafından
Gönderilmiştir. [30,41]
İsmâiloğulları içinde çıkan tek
Peygamber, hz. muhammed (a.s.) dır.
4 – allah o hak mâbuddur ki
Gökleri, yeri ve ikisinin
Arasındaki varlıkları altı
Günde yaratmış, sonra da
Arş’ına kurulmuş mutlak
Hükümrandır. [7,54]
Sizin o’ndan başka ne hâmîniz, ne
Şefaatçiniz yoktur. hâlâ
Gereğince düşünmez misiniz?
5 – gökten yere kadar her
İşi düzenleyip yönetir.
Sonra bütün bu işler, sizin
Hesabınıza göre bin yıl tutan
Bir günde o’na yükselir. [65,12]
Bu âyet, sırlarla dolu bir âyet
Olup akrebiyyet ile kurbiyyetin
Farkına işaret ediyor. allah
Kulunda dilediği anda tasarruf
Eder, ona ‘şahdamarından daha
Yakındır” nasıl ki güneşin
Işınları bütün parlak şeylere
Bir anda ulaşır. kul ise ondan
Çok uzaktır, ona yükselmesi
Ömürlere sığmaz. nitekim,
Yerdeki parlak şeyler güneşe
Yükselemezler. âyette geçen
’emr” iş demek olup maksat,
Kâinattaki bütün hadiselerdir.
6 – işte gaybı ve şehadeti,
Görünmeyen ve görünen âlemleri
Bilen, mutlak galebe ve kudret,
Mutlak rahmet sahibi o’dur.
7 – yarattığı her şeyi güzel
Ve muhkem yapıp insanı ilkin
Çamurdan yarattı.
8 – sonra onun neslini, önemsiz bir
Suyun özünden, menîden üretti.
9 – sonra ona en uygun şeklini
Verdi, ona ruhundan üfledi.
Size kulaklar, gözler,
Gönüller verdi.
Ne az şükrediyorsunuz [4,171; 17,85]
10 – bir de: ‘â toprağın dibinde
Toz olup kaybolduğumuz zaman,
Gerçekten bu hale gelmiş olan bizler mi
Yeniden yaratılacağız ” derler.
Hatta onlar rab’lerinin huzuruna
Varacaklarını da inkâr ederler.
11 – sen de ki: ‘sizi, canınızı
Almakla görevlendirilen ölüm
Meleği vefat ettirecek,
Sonra da rabbinizin huzuruna
Götürüleceksiniz.”
12 – bir görseydin o suçluları:
Rab’lerinin huzurunda, mahçupluktan
Başları önlerine eğilmiş
Şöyle derken:
‘gördük, işittik ya rabbenâ ne
Olur bizi dünyaya bir gönder
Öyle güzel, makbul işler yaparız ki
Çünkü gerçeği kesin olarak biliyoruz
Artık ” [19,38; 67,10; 6,27-29]
13 – eğer dileseydik bütün insanlara
Hidâyet verir, doğru yola koyardık.
Lâkin ‘cehennemi cinlerden ve
İnsanlardan bir kısmıyla
Dolduracağım” hükmü
Kesinleşmiştir. [10,99]
14 – ‘öyleyse, siz nasıl
Bugünkü buluşmayı unuttunuz ve
Bu unutmayı ömür boyu
Sürdürdüyseniz,
Biz de bugün sizi unuttuk.
Yaptıklarınızdan ötürü, tadın
Bakalım sürekli azabı ” [45,34;
78,27-30]
15 – bizim âyetlerimize ancak o
Kimseler inanır ki kendilerine o
Âyetler hatırlatıldığında,
Derslerini hemen alır, secdeye
Kapanır, rablerine hamd, o’nu
Takdis ve tenzih ederler, asla
Kibirlenmezler.
16 – teheccüd namazı kılmak
İçin yataklarından kalkar,
Cezalandırmasından endişe ederek,
Rahmetinden ümid içinde olarak
Rab’lerine dua edip yalvarırlar ve
Kendilerine nasib ettiğimiz
Mallardan allah yolunda harcarlar.
17 – işte onların dünyada
Yaptıkları makbul işlere
Mükâfat olarak gözlerini aydın
Edecek, gönüllerini ferahlatacak
Hangi sürprizlerin, hangi
Nimetlerin saklandığını
Hiçkimse bilemez. [4,22; 10,26]
Bu âyet, cennet nimetlerini pek
Güzel tavsif etmektedir. hiç kimse
Kendisine saklanan nimetleri
Bilemez. çünkü bu nimetler maddî
Gözlerden saklıdır. ibn
Abbas’ın dediği gibi, bu dünyada,
Cennete dair bileceğimiz şeyler,
Sadece birtakım isimlerden
İbarettir. onların gerçek
Mahiyetleri dünyadaki hallerinden
Farklıdır. allah teâla hadis-i
Kudsî de şeyle buyurumuştur:
‘salih kullarıma öyle nimetler
Hazırladım ki: ne göz görmüş,
Ne kulak işitmiş, ne de beşerden
Birinin hatırından geçmiştir.”
18 – öyle ya, mümin olan, hiç
Fâsık gibi olur mu? bunlar asla
Bir olamazlar. [45,21; 38,28; 59,20]
19 – iman edip, güzel ve makbul
İşler işleyenlere, yaptıklarına
Karşılık konukluk olarak me’va
Cennetleri vardır.
20 – yoldan çıkmış fâsıkların
İse barınakları cehennemdir.
Her ne zaman oradan çıkmak
İsteseler yine oraya itilirler.
Onlara: ‘cehennem azabını yalan
Sayıyordunuz. tadın da görün
Bakalım ” denir. [22,22]
21 – o kâfirlerin dönüş
Yapmaları ümidiyle, onlara en
Büyük azaptan önce, dünyada
Açlık, musîbet, esaret, ölüm
Gibi peşin bir azap
Tattıracağız.
22 – rabbinin âyetleri ile
Kendisine nasihat edildiğinde
Sırtını dönüp uzaklaşan
Kimseden daha zalim kimse olur mu?
Biz o suçlulardan elbet intikam alıp
Onları cezalandıracağız.
23-24 – şu bir gerçektir ki,
Sana verdiğimiz gibi mûsâ’ya da
Kitap vermiş, sana vahyettiğimiz
Gibi ona da vahyetmiştik.
Dolayısıyla onun da böyle bir vahiy
Aldığından hiç tereddüdün olmasın.
Biz ona verdiğimiz kitabı,
İsrailoğullarına rehber kıldık.
Onlar sabrettiği ve âyetlerimize kesin
Olarak inandıkları müddetçe,
Biz, emir ve irşadımızla onlardan
Doğru yolu gösteren önderler
Tayin ettik. [17,2]
Âyet-i kerime, hz. mûsâ (a.s.)’a,
Hz. muhammed (a.s.)’ın dünyayı
Şereflendireceğine dair bilgi
İhtiva eden bir kitabın
Gönderildiğini ifade etmektedir.
Yahut maksat şudur: ilahî vahiy
Yalnız hz. muhammed (a.s.)’a
Verilmiş değildir. daha önce hz.
Mûsâ’ya da verilmişti. onun için
Bu hususta şüpheye düşmek akıl
Kârı değildir.
25 – senin rabbin kıyametteki
Büyük duruşma günü ihtilaf
Ettikleri hususlarda onlar arasında
Kesin hükmü elbet verecektir.
[45,16-17]
26 – yurtlarında dolaştıkları
Nice nesillerin hayatlarını sona
Erdirmemiz, onları doğru yola
İrşad etmiyor mu?
Elbette bunda ibretler vardır.
Hâlâ nasihat dinlemeyecekler mi?
[19,98; 7,92; 27,52; 22,45-46]
27 – görmüyorlar mı ki biz
Otsuz, kır araziye su sevkediyoruz,
Onun sayesinde, hayvanların ve
Kendilerinin yiyecekleri ekinleri
Yetiştiriyoruz.
Hâlâ bunları görmeyecekler mi?
28 – bir de: ‘eğer iddianızda
Doğru iseniz bu fetih (zafer veya
Kesin hüküm) ne zaman? derler.
29 – de ki: ‘fetih günü,
Kâfirlere imanları fayda vermez,
Onlara mühlet de verilmez.”
[4,84-85]
30 – şimdi sen onları
Kendi hallerine bırak.
Yardımımızı veya onların
Helâk edilmelerini bekle
Çünkü onlar da senin helâk olmanı
Bekliyorlar. [52,30; 11,93; 44,59]