Abdullah Özdoğan Ayaz Köle Şarkı Sözleri, Sözü ile Dinle


 

Abdullah Özdoğan – Ayaz Köle

Bir zamanlar ayaz adlı bir köle
Varmış. takdir bu ya, köle bir
Gün sultan mahmud’un kölesi
Olmuş. sultan, köleyi
Taşıdığı asil karakteri
Sebebiyle çok sevmiş. derken
Sultan’ın öylesine itimadını
Kazanmış ki, bütün
Sultanlığın haznedarı tayin
Edilmiş ve en kıymetli ve en zarif
Mücevherler, taşlar ona emanet
Edilir olmuş. bu gelişmeyi gören
Saraylılar ise durumdan pek
Rahatsız olmuşlar. hasetleri ve
Kibirleri yüzünden, sözüm ona
Basit bir köleye böyle bir mevki
Verilmesini ve kendi rütbelerine
Çıkarılmasını bir türlü
Hazmedememişler. bu duygular
İçinde, özellikle sultan
Yakınlardaysa ondan gün geçtikçe
Daha çok şikayet etmeye
Başlamışlar ve asil ruhlu
Kölenin itibarını zedelemek için
Ellerinden geleni yapmışlar. bir
Gün sultan’ın huzurunda bir
Saraylının diğerine şöyle
Dediği duyulmuş:
– ‘köle ayaz’ın sık sık
Hazineye gittiğini biliyor musun?
Onun mücevherlerimizi
Çaldığından adım gibi
Eminim.” sultan kulaklarına
İnanamamış.
– ‘işin aslını kendi
Gözlerimle görmeliyim” demiş.
Duvara küçük bir delik
Yaptırıp, içeride olanları
Seyretmeye hazırlanmış. kölenin
Sessizce içeri girdiğini, kapıyı
Kapattığını ve sandığa
Gittiğini görmüş. orada
Sakladığı küçük bir
Bohçaymış bu. bohçayı öpmüş
Alnına koymuş ve sonra da
Açmış. içinden çıkan
Köleyken giydiği yırtık pırtık
Bir elbise aynanın karşısına
Geçmiş. kendi kendine, ‘daha
Önceleri bu elbiseyi giydiğin
Zamanlar kim olduğunu hatırlıyor
Musun?” diye sormuş.
– ‘bir hiçtin sen… hepsi hepsi
Satılacak bir köleydin ve allah,
Sultan’ın eliyle sana rahmetinden
Belki de hiç hak etmediğin
Nimetler lütfetti. asla nereden
Geldiğini unutma çünkü mal
Mülk insanın hafızasını
Uçurur, unutuluşlara sürükler.
Şimdi sen de, nimetçe senden
Aşağı olanlara kibirle bakma ve
Daima hatırla, hatırla ayaz,
Hatırla ” sandığı kapatmış,
Kilitlemiş ve sessizce kapıya
Doğru yürümüş. hazine
Dairesinden çıkarken birden
Sultan’la yüz yüze gelmiş. sultan
Gözlerini ayaz’ın yüzüne dikmiş
Dururken, yanaklarından aşağı
Yaşlar süzülüyormuş ve boğazı
Öyle düğümlenmiş ki,
Konuşmakta güçlük çekmiş.
– ‘bugüne kadar mücevherlerimin
Hazinedarıydın, ama şimdi…
Kalbimin hazinedarısın. bana benim
De önünde bir hiç olduğum kendi
Sultanımın huzurunda nasıl
Davranmam gerektiği dersini
Verdin.”